Bu Blogda Ara

Yükleniyor...

Translate-Up=Lisan Çevirici

Welcome To My Blog - Yazı Köşeme Hoş Geldiniz!

Bu yazı köşemde yayımladığım yazılrı "Anonim, Alıntı Ve Kendime Ait" Olmak Üzere Neşredilmekte Olup, Siz Sayın Okurlarıma Kendi Deyimimle "Bilelim, Bildirelim, Bilgilendirelim" Saygılar Sunarım.

3 Ağustos 2011 Çarşamba

Türkiye Cumhuriyeti Olarak Savaşa Ne Kadar Hazırlıklıyız!!!







ASLI:There is no avoiding war, it can only be postponed to the advantage of your enemy.


ÇEVİRİSİ:Savaştan Kaçınmak Mümkün Değildir, Sadece Düşmandan Üstün Olana Kadar Erteleriz..                       


Miccola Machiavelli M.S.1502


Bakalım ne kadar hazırlıklıyız biz bu vereceğimiz adı konmamış savaşta büyük bir devlet olarak !!!


İnsan kendi kendine bunu sormadan edemiyor! Bunu sonu pek hayırlı gözükmüyor hele bir de dost dediklerimiz düşmanımızsa...


Machiavelli ne kadar güzel söylemiş ve dile getirmiş yıllardır bu içinde bulunduğumuz durumumuzu. Bakalım daha ne kadar ya sabır diyeceğiz, susacağız, ya da susuturulacağız bir Türk''üm kelimesini bile söyleyince bile en başta sen bölücülük yapıyorsun diyenlere bu sözümüz!!!


Zaman herşeyin ilacıdır ve göstergesi olacaktır.


Bir gün bitecektir, bir gün kalacaktır, işte o gün güneş bizim  için doğacaktır.


Saygılar. 

Yazan: TOLES
˙Her Hakkım Saklıdır®™

Türkiye'deki Eğitim Ve Öğretim Sistemi Hakkında...







KOPYA KOYUN SÜRÜSÜ!!!
Türkiye´deki  öğretim  sistemi  benim zamanımdan(1990) beri Çökertmeyi  Oynuyor.
YÖK ve ÖSYM tamamen kaldırılmalı ve özerkliği elinden alınıp T.C.  Milli Eğitim Bakanlığına devredilmelir. Başbakan ve Milli Eğitim Bakanından bağımsız bir yapı ne görülmüş ne duyulmuş,ne de hoş görülecek bir durumdur.
İlk önce,  bu ülkemizde yaşayan gençlerimize ve ailelerine Tanrı´dan sabır diliyorum.
Yazık oluyor bu çocuklara ve gençlerimize...
Bence ülkemizde yapılması ve önemle üzerinde durulması gereken birkaç öncelikli konulardan birisi de bu öğretim sisteminin kökten değiştirlmesi için 1936-1952 tarihleri arasındaki yönetmeliğin ve uygulamanın yeniden getirilmesi en doğrusu olacağına inanıyorum. Bu konuyu en baştan ele alacak olursak ve biraz da sizler araştırırsanız ne demek istediğimi gayet iyi anlaşılacağımdan şüpheniz olmasın.
Bunun yanı sıra, bana göre eğitim ve öğretim sistemimize birkaç ekleme yapılması şarttır.
Bu yapılması gerekenleri  kısaca maddeler halinde aşağıda belirttim!
1)      Eğitim ve öğretim görevlilerini 4 yılda bir  “Eğitmen Sınavı” adı altında bir imtihana tabi tutulmalıdır.
2)      Sınavın özünü; insan psikolojisi, öğrenciye karşı yaklaşım şekilleri ve davranış bilimleri, bölümüyle ilgili genel yetenek ve genel kültür ile birlikte hobilerden oluşacak bir yazılı sınava tabi tutulmalıdırlar.
3)      Sınavı geçen eğitim ve öğretim görevlileri görevlerine devam etmeli, geçemeyenler ise devlet tarfından gerekli görülecek şekilde ve aynı zamanda çıkarılacak bir kanun maddesiyle görevinden uzaklaştırılmalıdırlar.
Belki o zaman öğrencilerimize, çocuklarımıza, yeni yetişecek yakın gelecekteki genç nesile “Hadi bizi geçtik,  zaten biz de kendimizi azbuçuk yetiştirdik, sağ olsunlarJ” bir şeyler öğretebilirler. Bütün suçu öğrencilere ve ailelere yükleyen bu örümcekleşmiş medeniyetten ve çağdaşlaşmadan yoksun insancıklar, zamane çocukları, gençlerimizi ve gençliği heba etmekten başka bir adım ileri gidemezler. Onları anlayabilecek düşünce yapısına sahip olurlarsa anca güzel, temiz, çağdaş ve dejenere olmamış bir gelecek “jenerasyon” yani nesil yetiştirile bilinir. Yoksa, ne gelecekten bir şeyler bekleyiniz , ne de yeni nesilden bir şeyler bekleyiniz!!! Ancak ve ancak ne zaman ki öğretim elemanları bilgili, çağın gerektirdiklerinden olumlu, faydalı olanları almış, kültürlü ve yeri gelince öğrencisiyle bir arkadaş olup ve onunla her türlü konuda konuşup bir şeyler paylaşırsa, sözüm onlara ben işte ona öğretmen derim.
Saygılar.
     Yazan: TOLES
     ˙Her Hakkım Saklıdır®™

16 Temmuz 2011 Cumartesi

8 Temmuz 2011 Cuma

Altın Şafak Hermetik Cemiyeti





Tanıtım: Altın Şafak Hermetik (Golden Dawn) 1888 yılında İngiltere'de kurulan inisiyatik ve majikal bir cemiyettir.
Dini simgeler ve ruhsal kavramlar önemli rol oynamış olsa dahi Altın şafak cemiyeti dini bir yapılanma değildir. Altın Şafak cemetiyeti hermetizm üzerine kurulu olmakla beraber kuruma bağlı olan kişiler kendilerini felsefi,ruhsal ve fiziksel gelişime adammış ve kendi öğretim kurumlarında ökült bilimlerin prensiblerini, doğuya özgü çeşitli büyüleri ve doğu felsefesini öğrenmektedirler. Altın şafak hermetiğe bağlı bulunanlar arasında Paganist inançlıların yanı sıra Gnostik,Yahudi,Hristiyan inançlı insanlarda bulunmaktadır. Öğrencilerine ezotirik kavramları öğretmenin yanı sıra ayin büyülerini pratiksel olarak öğreten Altın şafak hermetik cemiyeti Kabala, Astroloji, eski Mısır büyüleriyle'de uğraşır. Bu yapılanma içersinde en bilinen iki isim Israel Regardie ve ünlü Mason üstadı Aleister Crowley'bulunmaktadır.

http://tr.wikipedia.org/wiki/Alt%C4%B1n_%C5%9Eafak_Hermetik_Cemiyeti

Altın Şafak Hermetik Cemiyeti nedir?

"Altın Şafak Hermetik Cemiyeti (The Hermetic Order of the Golden Dawn) ruhsal, felsefi ve majikal gelişmeye adanmış inisiyatik bir cemiyettir. Altın Şafak tarafından etüt edilen kavramlar Yahudi Kabala, kadim Mısır ve Grek gizemleri, Hıristiyanlıktan bazı kesitler ile diğer birçok Batı ezoterik geleneğin özgün bir sentezidir. (Israel Reagrdie'in Golden Dawn kitabında bulunan) "Tarih Diskuru"nda şöyle der:

"... üyelerinin Okült Bilimi ve Hermes Majisinin ilkelerini öğrendiği, Hermetik bir Cemiyet olan Altın Şafak..."

("The Order of the G.D. [Golden Dawn] is an Hermetic Society whose members are taught the principles of Occult Science and the Magic of Hermes.'')

"Altın Şafak 1887 yılında üç İngiliz Framason tarafından kurulmuştur, ve birkaç yıl için yüzlerce erkek ve kadını üye (üye listesi) olarak kabul etmiştir. Esas Altın Şafak ritüel maji, kehanet (divination), simya ve felsefe ile ilgili günümüze dek benzeri görülmemiş ezoterik bir bilgi külliyatını üretmiştir. Kaos Maji ve Gardnerian wicca gibi görünüşte son derece farklı geleneklerin kökenlerini Altın Şafakta bulmak mümkündür. Sanatçıların (örneğin şair W.B. Yeats, yazar Arthur Machen) ve alimler (örneğin A.E. Waite) yaşamlarında derin bir etkisi olmuştur. Altın Şafak'ta öğretilen büyüleyici ruhsal gizemlerin her tür insanın yaşamında derin etkisi olmuştur.

"Altın Şafak "maji sistemi" hem ritüel ve kehanetin pratik hususlarında, hem de soyut metafizik kavramlarda öğrencileri eğitmek için bir araçtır. Altın Şafak malzemesi ağırlık olarak Batılı Yahudi-Hıristiyan, Grek ve Mısır kökenlidir ama yıllar içinde bazı doğu kavramlar da sistemine sızmıştır. "Hiyerarşik" veya "Matrikular" bir sistemdir. Bu demek oluyor ki, bazı bilgiler okült talimlerinde belirli bir seviyeye erişmiş öğrencilere ayrılmıştır. Derece sistemi aşağıdaki gibidir (bunların yanında tekabül eden klasik elementler, yedi kadim gezegen ve on "Sefira" veya Yahudi Kabalanın ruhsal "küreler" verilmiştir). Bu şemada öğrenci üstten başlar

UNVAN ELEMENT GEZEGEN SEFİRA
0 = 0 Neophyte (Neofit) --- --- ---
1 = 10 Zelator Toprak --- Malkuth (Krallık)
2 = 9 Theoricus Hava Ay Yesod (Temel)
3 = 8 Practicus Su Merkür Hod (İhtişam)
4 = 7 Philosophus Ateş Venüs Netzach (Zafer)
5 = 6 Adeptus Minor Ruh Güneş Tiphareth (Güzellik)
6 = 5 Adeptus Major --- Mars Gevurah (Metanet, Güç)
7 = 4 Adeptus Exemptus --- Jüpiter Chesed (Merhamet)
8 = 3 Magister Templi --- Satürn Binah (Anlayış)
9 = 2 Magus --- --- Chokmah (Hikmet)
10 = 1 Ipsissimus --- --- Kether (Taç)

"Neofit'ten Filozofus'a (Philosophus) dek dereceler Birinci veya Dış Cemiyeti kapsar. 4=7 ve 5=6 arasına "Portal" denilen bir derece vardır ve bu Dışsal Gizemlerden İçsel Gizemlere geçişte güçlü sembolizm içerir. Üç Adept dereceleri İkinci veya İçsel Cemiyeti kapsar (Kırmızı/Yakut Gül ve Altın Haç - Rosae Rubeae et Aureae Crucis), ve genelde sadece çok sıkı testleri geçenlere açıktır ve başka özelliklerinden dolayı seçilirler. Son üç derece ("Yüksek" Sefirot'a hitap eden) Üçüncü veya Üstatların Gizli Cemiyetini kapsar. Canlı beşeri insanların bu son mistik derecelere varabilir mi, varamaz mı konusunda çeşitli gruplarda epey anlaşmazlık vardır (Budizm'deki Budişatvalar gibi).

"Lütfen dikkate alın ki, bu sadece kısa bir özettir ve açıklık getirmek uğruna birçok ayrıntı verilmemiştir. Daha çok bilgi için referans bölümünde sıraladığımız birçok kitap ve makaleler yardımcı olabilir. Ayrıca Internet'te bulunan aktif Altın Şafak Mabetleriyle ilgili web sitelerinden de faydalanabilir.

"Bazıları ritüel majinin eski ve hatta batıl inançlara ilişkin yöntemleriyle bazı insanların neden ruhsal amaçlarını takip etmek isteyecekleri sorabilir. Mary K. Greer, Altın Şafak Kadınları (Women of the Golden Dawn) eserinde majinin farklı ilintileri olan birkaç tanımı olduğuna dikkati çekmiştir:

`Bazı yazarlar majiyi psiko-terapik çalışma olarak görürken (Örneğin Francis King ve Israel Regardie), başkaları onu tüm zıtlık içinde birliğin keşfi, tüm illüzyon, yanılsamanın içinde hakikat olarak tanımlamıştır. W. B. Yeats sembollerle çağrıştırabileceğine inandığı "tek enerjik Akıl" ve onun kutbu "doğanın tek Hafızası" dediği şeyin bilgisini aramıştır. Ancak ben şahsen, en çok Florence Farr'ın maji tanımını beğeniyorum: "Maji deneyimi sınırsız kılmaktır", diğer bir deyişle maji bizi bağlayan ve zorlayan dünyevi ve ruhsal sınırlar sandığımız şeyleri kaldırmayı içerir. Biz her şeyi yapabiliriz çünkü bir Her Şeyiniz." '



2) Altın Şafak ne anlama gelir?

Altın Şafak Hermetik Cemiyetinin İngilizce adı Hermetik Order of the Golden Dawn'dır. Kısaltma olarak GD veya HOGD kullanılır. Hermetik denildiği zaman birkaç şey akla gelir. Hermetizm (bakınız Hermesçilik ve Kökeni ve Hermesçiliğin Etkisi) efsanevi Üç Kez Yüce Hermes üzerinde kurulu bir mistik ve okült felsefi bir akımdır. Kökeni eski Mısır'dır, İskenderiye'de Grek felsefe ile kaynaşmış ve Ortaçağa dek Harranlı Sabiiler tarafından kabul görmüştür. Hermetizm astroloji, maji ve simya gibi okült ilimleri barındıran bir görüş olduğu için adeta okültizm ve ezoterizme eş anlamlı olarak kullanılmıştır. Hermetik dendiği zaman akla gelen diğer bir anlamı fiziki ve mecazi olarak bir kap, şişe, kutu vs. gibi nesnenin hava almayacak şeklinde iyice kapalı olmasıdır. Bu açıdan okült çalışmaların dış dünyadan tamamen tecrit edilmiş bir şekilde yapıldığı bir ortam, mabet veya loca akla getirebilir. Diğer bir bağlantı ise Hermes ve Hanok, Enok veya Hz. İdris'in aynı kişi oldukları söylenir. Altın Şafak Hermetik Cemiyetinin en önemli öğretilerinden biri Enokyan (İdrisi) maji denilen bir sistemdir.

Altın Şafak ismine gelince, güneşin doğması mecazi olarak Kabala Hayat Ağacı Etz Hayim'in 6. küresi (Sefira Tifaret) uyarılmasıdır. Bu Sefira güneş küresidir ve bedendeki yeri kalptir. GD Cemiyetinde 5=6 Adeptus Minor inisiyasyonu Tifaret'e inisiye olma anlamına gelir. GD Adeptus Minor'a insiye olan bir Gül Haç örgütü olan ikinci Cemiyet, Yakut (kırmızı) Gül ve Altın Haç cemiyetine inisiye olur. Gül Haç sembolü iki kolunu iki tarafına açmış insan ve gülün sembolize ettiği açılmış kalp çakrası anlamına geldiği söylenir. Dolayısıyla Altın Şafak ve Gül Haç sembolleri birbirleriyle örtüşür. Bu açıklamayı yazılı olarak başka hiçbir yerde bulamazsınız.

Son kelime cemiyete gelince, bunun İngilizce aslı Order'dır. Order'in birkaç anlamı vardır. Burada kullanıldığı anlam örgüt, cemiyet, hatta tarikattır. Order ayrıca düzen, tertip anlamına gelir. Bu da aklımıza disiplinli bir örgüt getirir. Her şeyin belirli kurallara göre işlediği ve sistemin kişiye öncelikli olduğu bir yapı. Bu açıdan kültten farklıdır. Bir kült, karizmatik bir kişinin etrafında örgütlenmiş her türlü istismara açık bir tarikattır. Order kendi ayakları üzerinde durabilen güçlü kişileri barındırır, onların gelişmesini sağlar, kült ise insanların zaaflarıyla beslenir. Gerçek bir ezoterik order ender bir organizasyondur, modern GD örgütlerinin çoğu bu tanımdan eksiktir.

Altın Şafak Hermetik Cemiyetinin gizli evrakları ortaya çıktığı zaman son derece karmaşık bir sistem olduğu anlaşıldı. Çok sıkı imtihanlarından geçip Adept derecelerine varan bir kişi birçok konuya hakim olması gerekir. Nihai olarak tüm sistemin bir şekilde çok farklı bilgileri sentezleyip birbirine geçmeli bir yapı oluşturduklarını fark edecektir. Tüm amacı bir tür üniversite görevi görmekten ziyade, kişinin dönüşümünü sağlamaktır.

3) Altın Şafak Hermetik Cemiyeti ne zaman ve nerede kuruldu, kökeni nedir?

Kökenleri Gül Haç örgütüne (bakınız Gül Haçlılar) dayandığı iddia edilen Altın Şafak Hermetik Cemiyeti 1888 yılında İngiltere'de ezoterik ve inisiyatik bir cemiyet (bakınız Gizem Kültleri 1 ve Gizem Kültleri 2) olarak kurulmuştur. 1937 yılında öğretilerinin çoğu gizlilik yemini bozan bir üyesi tarafından açıklanmıştır (Tarihi için bakınız: W.W. Westcott'un Tarih Diskuru, ayrıca Okült Diriliş ve Altın Şafak Hermetik Cemiyeti - Bölüm 1 , Okült Diriliş ve Altın Şafak Hermetik Cemiyeti - Bölüm 2. Esas olarak Londra'da 1888 yılında kurulan Altın Şafak Cemiyetinin Isis-Unrania Mabedin kurulan üçüncü mabet olduğu iddia edilir, bunların birincisi 1807 yılında Frankfurt'ta kurulan ve sonradan 'Aurore Naissante' (Yükselen Şafak) olarak Fransa'da ortaya çıkan ve aynı anlama gelen 'Loge sur Aufgehenden Morgenrothe,' idi. İkincisinin ismi İbranice olup 'Chabrath Zerek Aour Bokher,' (Parlayan Işık Cemiyeti) idi. Bunların dışında Altın Şafak öncesi Westcott'un başkan olduğu ve halen sürmekte olan SRIA (Societe Rosicruciana in Anglia - İngiliz Gül Haç Cemiyeti) bulunmaktaydı, bu Cemiyete sadece yüksek dereceli Framasonlar girebilirdi. Amacı Gül Haç, Hermetizm, Kabala, Simya gibi konuları araştırmaktı ve Gül Haç'ın inisiyasyon ve derece yapısı ile paralellikleri vardır (bakınız :Diskur XVI - Gül Haç Cemiyetinin Tarihi).



4) Altın Şafak Hermetik Cemiyetinin Silsile Sorunu Nedir?

Ezoterik (bakınız Ezoterizm Nedir?, Ezoterizm Nasıl Doğdu? ve Ezoterik Örgütlerde İnisiyasyon) cemiyetlerde silsile belirli bir önem taşır. Ezoterik örgütler geçmişlerinin kadim çağlara indiği, önemli kişilere ve olaylara bağlantılı olduğunu söylerler. Bu konuda iki görüş vardır: 1) Bunlar doğrudur ve gizli örgütler binlerce yıldır ara vermeden hayata kalıp belirli bir silsileyi gerekirse yer altında gizlenerek korumuştur, 2) Ezoterik örgütler nispeten modern dönemlerde ortaya çıkmıştır ve daha ilginç gözükmek veya ilahi veya tarihsel bir yetki görünümü kazanmak için kendilerine kadim bir geçmiş uydurmuşlardır. Bu iki görüş de Altın Şafak konusunda görebiliriz. Birinci görüşe sahip olanlar Altın Şafak öğretilerinin kökeni çok gizli bazı gizli örgütlerden kaynaklanmakta. Üçüncü Order/Cemiyet denilen bu örgüt ileri seviyede bazı adeptler (maji üstatları) içermektedir (bakınız Mathers ve Gizli Üstadlar). İkinci görüşe göre Westcott ve Mathers Altın Şafak Cemiyetini yaptıkları araştırmalardan sonra yaratmışlardır, Gizli Üstatları ve Şifre El Yazmasını uydurmuşlardır. Diğer bir görüşe göre Şifre El Yazması gerçek bir belgedir ve Altın Şafak ona dayanarak yaratılmıştır, ama herhangi bir üstat ile irtibat kurulmamıştır. Bir kısım Altın Şafak takipçisi de kökenin değil içeriğin önemli olduğunu söyler.

1937 yılında daha önce gizli olan Altın Şafak evraklarının yayınlaması ile bu örgüte üye olmadan bilgilerine ulaşmak mümkün olduğu gibi günümüzde birkaç farklı örgütlenme olmuştur. Kurulan bu cemiyetlerde doğru silsile ve el verme, sözlü ve gizli bilgiler, diğer geleneksel ekollerle Altın Şafak öğretilerin karıştırılması veya karıştırılmaması gibi tartışmalar çıkmıştır. Altın Şafak veya kısacası GD öğretileri akademisyenlerin de araştırdıkları ve hakkında yazı sundukları belirli bir araştırma branşı haline gelmiştir.

Erken GD dediğimiz Cemiyet 1937 yıldan önceki cemiyettir. Modern gruplar çoğu kez erken GD ile bir bağları olduğunu söylemek isterler. Bu hem prestij, hem de doğru aktarım konularında ağırlık kazandırır. Bunun dışında GD'nin yetki aldığı gizli Gül Haç odakları ile bağ kurmak isteyenler olmuştur. Hem Westcott, hem de Mathers bu tür iddialara sahiplerdi. Daha önceki dönemlerde Kenneth MacKenzie ve Lord Bulwar Lytton böyle iddialarda bulunmuştu. Bu Gül Haç bağları genelde Almanya gibi Orta Avrupa'dan kaynaklanmaktadır. GD'nin Stella Matutina fraksiyonu Mathers ile bağlarını kopardıktan sonra başkanları Dr. Felkin Almanya'da uzun araştırmalar yaptı. Tanıştığı bazı Gül Haçlılar Mason olmadan kendisiyle diyaloga giremeyeceğini söyleyince İngiltere'ye dönüp Framasonluğa inisiye olmuştur. Avrupa'ya döndüğünde aradığı Üstadı Rudolf Steiner'de bulduğunu ilan etmiş ve kendisinden pek çok uygulama almıştır. Ancak bu dönemden sonra Steiner ritüel uygulamaları terk edip kendine has farklı yönlere gelişmeye başlamıştır.



5) Derece Hiyerarşisi Üstekilerin Yararına Bir Dümen Mi?

Aşağıdaki alıntı Steven Cranmer'in Altın Şafak ile ilgili sıkça sorulan sorular yazısından alınmıştır:

"Velhasıl, Majikal Örgütler bile beşeri varlıklardan, yani insanlardan oluşur. Bazıları da 'inançlılardan' faydalanır. Bu birkaç şekilde olabilir. Bir tutam bilgi için aşırı aidatlar, majikal güçler ve kadim kaynaklarla ilgili kuyruklu yalanlar, ilerlemeden önce terapi zorlama, rahatsız edici inisiyasyonlar veya farklı bir fikir sahibi olanlara ihraç. Her şeyde olduğu gibi karar vermeden önce cavdaet emptor (Latince: Alıcı dikkatli ve tedbirli olsun, sorumluluk onda) uygulamak gerek.

"Yine de, derece hiyerarşinin iyi yönleri vardır. Her şeyden önce eğitim kurumlarında uygulanan sistemle paralelliği düşünün. Okumayı öğrenmeden önce alfabeyi öğrenmek gerekir ve bir romanı anlamadan önce okumayı öğrenmek gerekir. Ayrıca majikal talim kişinin değişik bilinç tarz ve bölgelerinde keşif yapmasını içerir. Bu deneyim de çarpıcı, ürkütücü ve hatta tehdit edici olabilir. İçsel yolculuk için gerekli araç ve dayanma gücü kazanmadan önce psişinin bazı taraflarına hiç girmemekte fayda vardır.

"Gizlilik sorunu hem Internet'te hem dışında birçok forumlarda sıkça tartışılan bir sorundur ve genelde esas Altın Şafak "sırlarının" çoğu yayınlanmıştır veya yayınlanmak üzeredir. Ancak yine de bazı hususları belirtmeye gerektirecek kadar sık ortaya çıkmaktadır. Neden bazı şeyleri gizli tutmakta fayda vardır? Diye sorabilirsiniz, eh...

* "Her şeyin birden bire elinize verilmemesinde fayda vardır. Eğer bir Agatha Christie detektif romanı okuyorsanız veya bir fizik deneyi ile çalışıyorsanız, hemen başı atlayıp sonuca atlamak deneyimden bir şeyler eksiltebilir.
* "Birçok kişi ciddi çalışan bireylerin bulunduğu kapalı bir toplulukta bir "Grup Bilinç"inin geliştiğini öne sürerler. Burada "Gizlilik" (ona bazen açgözlü bilgi stoklamadan ayırmak için "Sessizlik" denilir) sadece tüm dünyanın kendi işlerinden haberdar olmalarını istemeyen birbirine yakın ilişkili bir grup insanın mahremlik, adanma ve bütünlüğün doğal gelişimi anlamına geliyor. Tabii ki, onların "işleri" tüm insanlığa fayda getirme iddiasında olan bir geleneği yaymayı içerirse, o zaman basit mahremiyet hususu ile gizliği haklı kılmak zorlaşıyor.
* "Malumat ve bilgi arasında bir çizgi çizmek gerekir. Bir sanatın (kitaplarda da bulunabilir) temel malumatları ve (kelimelerle tam ifade edilemeyen) deneyimsel birikimlerle gelişen fiili yetiler arasında büyük bir fark vardır....

"Her şey bir yana, gizlilik kesin olarak bireye bırakılması gereken bir husustur. alt.magick grubunun moderatörü Tyagi Nagasiva'ın dediği gibi, 'Gizlilik için pek çok iyi neden var, ama onu gerektiren çok az neden var.' "



6) Altın Şafak Öğretileri ve Uygulamaları Neyi Kapsar?

Altın Şafak Hermetik Cemiyeti Hermetik, okült, majikal, mistik ve ezoterik öğretileri içeren inisiyatik bir örgüttür. Öğretileri Kabala, Maji, Astroloji, Tarot, Enokyan Sistem, Simya, Remil vs. içerir. Bu öğretiler farklı kökenlerden gelir, Remil, simya, astroloji, maji önemli ölçüde veya tamamen Araplardan gelmiştir, Tatva sistemi Hint kökenlidir, bunun dışında eski Mısır Tanrıları, Grek majisi, Yahudi Kabalası, Hıristiyan Gnostik öğretiler bulunur. Ayrıca Anadolu'nun da parmağa yok değildir, Hermetik Külliyatı Corpus Hermeticum Harranlı Sabiiler tarafından korunmuştur. Harranlılar GD'nin majikal sisteminde önemli bir yer kaplayan astrolojik ve gezegensel majiyi aktarmıştır. Ayrıca Gül Haçlıların İslami kökenleri olduğu söylenir (bakınız Gül-Haç Cemiyetinin İslami Menşei).



7) Altın Şafak Bir Din Midir?

Aşağıdaki alıntı Steven Cranmer'in Altın Şafak ile ilgili sıkça sorulan sorular yazısından alınmıştır:

"Altın Şafak bir din midir? Kesinlikte hayır. Her ne kadar dini ve metafizik kavramlar Altın Şafak külliyatında önemli bir yeri olsa da: Cemiyet hususlarından hiçbirinde (Neofit İnisiyasyon töreninde geçen bir sözde: `there is nothing contrary to your civil, moral, or religious duties') "medeni, ahlaki veya dini vazifelerine ters düşen hiçbir şey yoktur." Bu belki de inisiyasyon yapısının önemli kaynaklarından biri olan Masonluktan geçmiş temel bir adettir. Altın Şafak'ta dini tolerans yaygın bir şekilde işlenen bir temadır, zira (aynı törende) şu husus hatırlatılır: "Unutmayınız ki tüm dinlere karşı saygınız vardır, zira aralarında erişmeye çalıştığınız o tarif edilmez Işıktan bir Işını barındırmayanı yoktur" ("Remember that you hold all Religions in reverence, for there is none but contains a Ray from the Ineffable Light that you are seeking.'')

"(Not:: yukarıdaki yemin/taahhütlerin metni Regardie'nin yayınlanmış Stella Matutina ritüeller içeren "The Golden Dawn" kitabından alıntıdır. Muhtemelen bazı modern gruplar bu taahhütleri değiştirmişlerdir - özellikle ritüeller, üyelik ve hatta Cemiyetin varlığını gizli tutma bölümünü. Tabii ki, herhangi bir cemiyete üye olmadan önce bu tür şeyleri araştırmakta fayda vardır.)

"Okült" olan her şeyi "Şeytani" ve/veya pagan görenler bilsinler ki, Altın Şafak'ta dereceler hiyerarşisine tırmandıkça yüksek dereceler giderek daha Hıristiyan özellikler kazanmaktadır. 17. asra dek geçmişi olan mistik/efsanevi bir Hıristiyan örgütü olan Gül Haçlıların etkisi güçlüdür. Diğer yandan, Hıristiyanlığın ağır etkisinden sakınanlar hayal kırıklığına uğramasın, zira Altın Şafak'ta neredeyse her görüşü tatmin edecek sembolizm vardır: Yahudi Kabalası, İslam, Hinduizm, Eski Mısır ve Grek Gizemleri, hatta Kelt mitleri bile Altın Şafak sistemine önceden işlenmiştir.

"Son bir söz olarak, bu satırların yazarı dini ayrımcılığın Altın Şafak'ta yeri olmadığını içten inanırken, bu görüş herkes tarafından paylaşılmadığı görülmüştür. Örneğin, bazı Altın Şafak grupları kesin bir şekilde Thelemitleri İkinci Cemiyete almamaktadır. Eğer biri bunu bana doğrularsa veya benzeri bir uygulamayı veya uygulamaları sağlarsa, bilmek isterim. Böylece bu tür şartları koyanları aşağıda belirtirim."



Karizmatik Israel Regardie Kimdi?

Aşağıdaki alıntı Steven Cranmer'in Altın Şafak ile ilgili sıkça sorulan sorular yazısından alınmıştır:

"Dr. Francis Israel Regardie (17 Kasım 1907 - 10 Mar 1985, mottosu Ad Maiorem Adonai Gloriam, veya `Tanrımızın büyüklüğüne') Altın Şafak'a nispeten geç girenlerdendi, yaklaşık olarak 1934 yıllında Felkin'in Stella Matutina'sının Hermes Mabedine kabul edilmişti. Gizlilik yemini bozarak The Golden Dawn (Altın Şafak) eserini yayınlayarak kötü bir ün kazanmıştı. Bu eser O=O dan 5=6'ya dek Cemiyetin tüm ritüelleri, "bilgi tebliğ" ve "diskur" evraklarını içermekteydi

"İlk başta G.D. amirlerinin kınanmasına karşın, son zamanlarda genelde haklı görenler çoğunluktadır. Cemiyet evraklarının yayınlanması Altın Şafak'ın zamanın sislerinde kaybolup yok olmasına önlediği kesindir. Birçok modern Altın Şafak Cemiyeti "Regardie" den "el alma" iddiasındadır, dolayısıyla yeterince affedildiği gözükmektedir. Yaşamının son yıllarında bazı farklı Altın Şafak Cemiyete görevini devam etme yetkisi vermiştir.

"Yakın zamanlarda, Regardie'nin altın Şafak evrakları yaymadaki rolü sorgulanmıştır. 14 Nisan 1994 yıllında O.T.O.'nun Genel Hazinedarı şöyle yazmıştır:

" 'Regardie'nin Golden Dawn eseri Israel Regardie ile Gerald Yorke arasında ortak bir girişimdi. Bana Frances (I. Regaride) bizzat anlattığı gibi Yorke evrakları tedarik etti. Crowley'nin Equinox Vol.I yayınlandığından beri Yorke'ın ailesi Crowley ve Altın Şafak ile ilişkisini açıklamaması konusunda uyarılmıştı. Buna hiç şaşmamak gerekir, zira ailesi İngiliz Kraliyet tahtına uzak değildi ve bu halen devam etmektedir. G.D. eseri basılmak üzereyken, bu yasak Yorke'un sessiz ortak rolünü üstlenmesi için yeteri kadar ciddiydi. Yaşamının son yıllarında Gerald mahrumiyetini biraz gevşetebildi ve böylece Ellic Howe'in Altın Şafak Majisiyenleri (The Magicians of the Golden Dawn) eserine bir önsöz ile destekleyebildi. Londra Üniversitesi Warburg Enstitüsünde en büyük Altın Şafak ve Crowley yazmaları Yorke koleksiyonudur. Yani bu, Karl Germer tarafından devredilen malzemeler ile birlikte Gerald'in Koleksiyonudur. '

"Her ne kadar Yorke, Regardie'nin daha sonraki eseri Eksiksiz Altın Şafak Maji Sistemi (The Complete Golden Dawn System of Magic), daha önce bastığı eserlere etkisini değerlendirmek zordur. Regardie'nin 1930'lu yıllardaki inisiyasyon durumu tartışma konusu olmuştur. Hermes Mabedinin bir Adepti (5=6) olduğunu iddia ederdi, ancak bazıları üye bulunduğu bu kadar kısa bir sürede bu dereceye çıkması mümkün olmadığını iddia etmiştir. Yine de, yakın zamanda Regardie'nin Hermes Mabedinde 5=6 derecesini açıkça belirten bazı mektup ve evraklar bulunup Usenet haber grubu alt. magick'te yayınlanmıştır. Ümit ederiz ki, bunlar yakın tarihte tam ve dayanıklı bir şekilde yayınlanırlar.

"Bazıları Regardie'nin yaşamının geç döneminde 6=5 ve 7=4 dereceleri aldığını ve Hermes Mabedinin 'Inepti' ('Beceriksizler', Adepti ile bir kelime oyunu) seremonilere kıyasla gerçek inisiyasyon almaktan memnun kaldığını iddia etmiştir, 1980'lu yıllarda Regardie'nin sponsorluk yaptığı bir Altın Şafak Hermetik Cemiyeti üyesi Harvey Newstrom, 18 Nisan 1994 yıllında şöyle yazdı:

"`Regardie Yeni Zelanda'ya ziyaretinden sonra 6=5 sertifikası almıştır. Bu Regardie'nin çalışmasına saygı ve takdir olarak verilmiş bir onur derecesiydi. Regardie Altın Şaak'ın Yeni Zelanda koluna üye değildi. Onlarla birlikte etüt yapmadı, onlar tarafından imtihan edilmedi, o derecenin gereklerini tamamladığını göstermedi. Daha da önemlisi, kendi gerçek seviyesine uygun unvan, imza, majikal nişanları ve diğer post işaretlerini halen sürdürdü. Hiçbir zaman daha yüksek bir derece iddia ederek kendi değerlendirmesini yükseltmedi. Regardie'nin ölümünden sonra, Yeni Zelanda grubu ayıca Regardie'ye doldurulmuş bir bir 7=4 sertifikası gönderdi. Ölümünden sonra tarihli olan bu sertifika şüphesiz bir onur sertifikasıdır.

"Patrick Zalewski, Altın Şafak Gizli İç Cemiyet Ritüelleri (Secret Inner Order Rituals of the G.D.) eserinde Regardie'nin Ağustos 1983 yıllında Yeni Zelanda'ya ziyaretinde bir görevli olarak bir 6=5 seremoniye katıldığını iddia etmiştir. Ancak burada onun inisiyasyon durumu açık değil. Söz konusu sertifika Regardie'nin Eksiksiz Altın Şafak Maji Sistemi eserinin ilk sürümlerinde gösterilmektedir ve tarihi ölümünden öncedir (10 Ekim 1984)."

(bakınız Israel Regardie, İnisiyasyon ve Psikoterapi , Regardie'nin makaleleri: Doğuda ve Batıda Maji ; Anahtar Kelimenin Analizi Hakkında Notlar ; Hermetiks sitesi olarak yayın organımız Hermes Yayınları tarafından çıkarılan kitabımız Israel Regardie'nin Gerçek Şifa Sanatı )

(Ayrıca bakınız: Zalewski ile söyleyiş)



9) Aleister Crowley'nin Altın Şafak ile Bağlantısı Nedir?

Aşağıdaki alıntı Steven Cranmer'in Altın Şafak ile ilgili sıkça sorulan sorular yazısından alınmıştır:

"Edward Alexander (Aleister) Crowley (1875-1947) Altın Şafak Hermetik Cemiyetin Isis-Urania Mabedine Kasım 1898 tarihinde katıldı. Crowley üyeler arasındaki yapmacık ilişkilerden ve bazı üyelerinin "dünyevi refahtan" dolayı inisiye olduklarından hoşnut değildir.

"Crowley'nin kendi görüş açısını verdiği Liber LXI vel Causae A.'.A.'. yazısından "Tarih Diskurunda" (rahat okunabilmesi için sayılar çıkarılmıştır) şöyle yazmaktadır:

"`1900 yılında, P., bir kardeş, [Crowley'nin mottosu "Frater Perdurabo''] bir yandan S.R.M.D. [Mathers] ve bir yandan Cemiyet üzerine sıkı testler uyguladı, öğrendi ki, S.R.M.D., her ne kadar oldukça kabiliyetli bir alim ve olağanüstü majikal güçlere sahip olsa da, tam bir inisiyasyona erişmemişti ve dahası esas konumundan düşerek dikkatsizce davranarak karşı koyamayacağı kadar güçlü ve korkunç şer güçleri kendisine çekmişti. Cemiyetin gerçek adeptlerin hakimiyetinde olduğu iddiası doğru olmadığı tespit edildi. Cemiyette iki kişi ve durumu şüpheli olan iki kişi daha dışında herhangi bir inisiyasyona layık birini bulamadı. Bunu üzerinde ince bilgeliğiyle hem Cemiyeti, hem de şefini yok etti.'

"Bir yandan, bunun kesinlikle doğru olmadığı açıkken (gerek G.D., gerekse de Mathers, Crowley'nin terk etmesinden sonra uzun süre hayata kalmıştır), diğer yandan, (Gerald Yorke'un tabiriyle) Altın Şafak'ın ilk "sahte Mesihi" hakkında bu bir fikir vermektedir.

"Crowley'nin buna takiben majikal çalışmaları burada işlenmeyecek kadar uzun olup özgün ve benzersiz bir icradır. Onun 1904 yıllında Kahire'de tebliğ aldığı Kanun Kitabı'nda (Liber AL vel Legis) göre bu tarihte dünya Thelema din/felsefesi ile "New Aeon" (Yeni Çağı) denilen yeni bir döneme girdi. Ancak yine de Crowley'nin açıklamaya devam ettiği ritüel ve majikal doktrinlerin pek çoğu Altın Şafak'tan aldığı eğitimle yakın olarak ilintiliydi.

"Crowley'in yarattığı yada damgası koyduğu iki majikal Cemiyet vardır, bunlar: A.A. ve O.T.O. (Ordo Templi Orientis).

"Bazıların 'Astron Argon,'' `ster Argos' veya`rgentum Astrum'' (Gümüş Yıldızın Grek ve Latince'si) anlama geldiği iddia ettiği A.A., Crowley'nin ideal ve bireysel inisiyasyon rejimini içerir. (Genelde bire bir, tek kişiden tek kişiye aktarılan) birçok silsile Crowley'nin Teori ve Pratikte Maji (Magick in Theory and Practice) eserinde bulunan "Görünürde Tek Yıldız" (One Star in Sight) yazısında ana hatları verilen Altın Şafak benzeri derece sistemi ve majikal/mistik çalışma programını takip eder. Ayrıca yakın zamanlarda yayınlanan James Eshelman'in yazdığı A:.A:.'nın Mistik ve Majikal Sistemi (Mystical and Magical System of the A.'.A.'.), bu konuda iyi bir bilgi kaynağıdır.

"O.T.O., 1895 yıllında Karl Kellner tarafından çeşitli Masonik ritin birleşimiyle ve aynı zamanda Tantrik bazlı cinsel maji eğitiminin aracı olarak kuruldu. 1922 yıllında Crowley (OHO) Cemiyetin Dış Başı (Outer Head of the Order) olarak Cemiyeti ele geçirdi ve 'New Aeon' Thelemik tebliğlerine uyması için değiştirdi. Halen bir inisiyatik organizasyon olmasına rağmen, O.T.O. genelde (A.A.'nın programı gibi) özgün spiritüel bir sistem yerine, maji ve Thelema'nın sosyal, ekonomik ve karşılıklı iletişim ile ilgilenmektedir. Bugün O.T.O., 3000 üye ile büyümede doruk noktasına gelmiştir..."

(Bakınız Crowley'nin Ay Çocuğu, kitap eleştirisi olan bu yazıda tamamı verilmiş önsözde Crowley'nin Altın Şafak ilişkileri hakkında epey bilgi verilmiştir. Yazılar Crowley'nin Kanun Kitabı, Crowley'nin Mistisizmin Tehlikeleri makalesi)



10) Altın Şafak Kabalası Nedir?

Son zamanlarda Kabala (Kabbala) epey görünürde, bu karmaşık mistik sistemin içinde epey şey barındığı, Kutsal Kitaplara yeni deşifre etmek için anahtarlar sunduğu ve günümüzde uzak doğu felsefelerin moda olduğu bir dönemde, benzeri fikirlerin aşina olduğumuz ve ortak öğeler paylaşan İbrahimi dinlerde (Yahudilik, Hıristiyanlık, Müslümanlık) bulunduğunu göstermektedir. Kabala'da Büyük Patlamaya andıran sofistike bir yaratılış açıklaması vardır. Ayrıca Kutsal Kitaplarda arayıp da bulamadığımız metafizik kavramlar vardır: Ruh nedir? Reenkarnasyon var mıdır? Tanrı nedir? Evren nasıl yaratıldı? Evren ile insan arasındaki ilişki nedir? Melek nedir? Ademoğlu olan insan tekrar düştüğü mertebeye dönebilir mi? Çeşitli Kabala kitapları İsrail kavimlerin ezoterik bilgilerini aktarma iddiasındandır. Kabala zaten gelenek, kabul kelimelerinden gelir ve aktarılan sözlü bir öğreti çağrıştırır. Altın Şafak öğretilerinde Kabala önemli bir yer işgal eder. Kabala, Batı Ezoterik geleneklere bir tarih süreç içinde girmiştir. Gül Haçın ilk beyanlarından Fama Fraternitatis'te Christian Rosenkreutz'ün Araplardan İslami Kabala öğrendiği yazılmaktadır (bakınız Gül-Haç Cemiyetinin İslami Menşei). Bunun dışında Rönesans'ta yayılan Hermetik akımların ile aynı zamana denk gelen Kabalistik eserlerin Avrupa'da tercüme edilmesi ve yayınlanması ile iki akım ortaya çıkmıştır. Bunların aralarında Kabala'yı Hıristiyanlığa uyarlamak isteyen Hıristiyan Kabalistler ve Hermetik öğretilerine uyumunu fark eden Hermetik Kabalistler (bakınız Kabala ve Hermetik Tradisyonu). Bunun dışında 17. asırda Sabataycılığın Avrupa'ya yayılmasıyla kimisi Hıristiyanlık kılığına giren bazı Sabataycı Yahudier öğretilerini çeşitli Masonik ve Gül Haç örgüte aşıladılar. Altın Şafak öğretileri bu akımdan da bir miktar gizli öğreti sağladığı kaydedilmektedir.

Günümüzde Kabala konusunda bu denli açılım olmasında Altın Şafak'ın büyük katkısı olduğu şüphesizdir. Altın Şafak kurucularından Westcott ve Mathers, Kabala'nın en önemli eserlerini ilk kez İngilizce'ye tercüme etmişlerdir. Bunların arasında Sefer Yezira, Zohar ve Bahir bulunmaktadır. Ayrıca Altın Şafak'ın üçüncü kurucusu William Woodman'in çok iyi İbranice ve Kabala bilgisi olduğunu söylenir. Ne yazık ki cemiyet kurulduktan kısa bir süre sonra vefat etti. Bu kişilerin hiç biri Yahudi değildi, Kabala anlayışları da bazı ideolojik çevrelerin iddia ettiği gibi komplo teorileri, siyasi ve ırkçı amaçlarla hiç bir ilgisi yoktur. Altın Şafak Kabala'sı metafizik, mistik ve majikal bir sistemdir. Westcott ve Mathers'in yayınladıkları Kabala'ya giriş nitelikteki yazıları sitemizde mevcuttur: Westcott'un Kabala İncelemesine Giriş, S.L. Macgregor Mathers'in Açımlanmış Kabala - Giriş eşi Moina Mathers'in Açımlanmış Kabala - Önsöz. Ayrıca bu konuda bilgi tebliğlerinde yer yer bilgi verilmiştir:İlk Bilgi Tebliği, İkinci Bilgi Tebliği, Üçüncü Bilgi Tebliği, Dördüncü Bilgi Tebliği.



11) Altın Şafak Hermetik Cemiyetinin Tarot'u Kabala'ya Uyarlaması Nedir?

Altın Şafak Hermetik Cemiyetinin kullandığı Kabala ile Tarot’un örtüşmesine biraz itilaflı bir konudur. Tarot’u incelediğimiz zaman aynı Kabalistik Hayat Ağacı gibi evrende bulunan her şeyi sınıflandıran bir sistem görüyoruz. Tarot’u astrolojik ve sayısal unsurlarına indiğimiz zaman Hayat Ağacı ile tekabül ettirebiliriz. Çünkü Hayat Ağacı da aynı Tarot gibi astrolojik, elemental ve sayısal bir sistem üzerinde kurulmuştur. Tarot’a 22 Arkana Major vardır, Kabala'nın Hayat Ağacında 22 İbrani harfe dayanan 22 yol vardır. Sefer Yezirah’a göre 22 harf 12 burca tekabül eden 12 tek harfe, 7 gezegene tekabül eden 7 çift harfe ve 3 elemente tekabül eden 3 ana harf bölünür. Tarot’un 22 Arkana Major karlarında bu astrolojik tekabüller açıkça görülür. GD uslunda (bakınız Dördüncü Bilgi Tebliğ) olduğu gibi sıra hiç bozmadan ilk yola (11nci) ilk kartı (Abdal) son yola (32nci) son kart (Evren veya Dünya) konulduğu zaman garip bir şekilde hem astrolojik hem de sembolik bir uyum görülür. Arkana Minor’a gelince aynı oyun kağıtları gibi 1’den 10’a birer sıra vardır. Bunlarda asa, kılıç, kadeh ve para olarak dört gruba ayrılmıştır. Her grubun ateş, hava, su ve toprağa simgelediği açıkça malumdur. Kabalistik olarak yorumladığımız zaman bu dört alemde var olan on Sefirot’u temsil eder.

Tarot ve Kabala’nın eşleştirmesinin eski bir tarihi vardır. İlk kez 18 asırda Fransız Court de Gébelin bunu sekiz ciltlik eseri Le Mondé Primitif’te önerdi. Daha sonra Eliphas Levi, Papus gibi Fransız yazarlar işlediler. Bire bir tekabül kullanan GD tekabülün kökeni Altın Şafaka cemiyetinin kurulmasına sebep olan ve muhtemelen The Royal Masonic Encyclopedia’nin yazarı Kenneth MacKenzie (1833-1886) tarafından kaleme alınan ve ölümünden sonra Westcott’un eline geçen Şifre Elyazmasında verilmektedir. Vienna doğmuş olan MacKenzie birçok Avrupa ve ölü dili ana dili gibi bilen, Avusturya'da Kont Apponyi tarafından Gül Haç’a iniyse edildiği iddia edilen ezoterik çevrelerde önemli biriydi. El Yazması kurulacak Altın Şafak Cemiyeti öğreti ve ritüellerini iskelet olarak aktarmaktaydı ve GD Kabala, Ritüel, Teurji, Remil, Tarot vs.nın sentezleme anahtarını içermekteydi. (bakınız Tarot Kehaneti ve Tarot - Arkana Majör Kartları)



12) Türkiye'de bir Altın Şafak Mabedi var mı?

Türkiye'de Altın Şafak Mabedi yoktur. Bilindiği gibi kendini geliştirmeye yönelik pek çok sistem ülkemizde yer edinmiştir. Bunlardan kimileri mistik ve ruhsal gelişmeye, kimileri de kişisel geliştirme ve yaşam kalitesini artırmaya, kimileri psişik ve paranormal konulara, kimileri de ruh alemiyle irtibata yöneliktir. Altın Şafak sistemi bunlarla kesiştiği ve kesişmediği noktaları vardır. İçerdiği pek çok konu üniversitelerde araştırılan akademik konularla örtüşür. Ama akademik anlayıştan farklı olarak bunları evrenin gerçek mahiyetini açan anahtarlar olarak kabul etmesi. Bunların geçmiş çağların kuruntuları ve sahte bilimleri değil, kökleri tarih öncesine inene çalışan sonuç veren uygulamalı bilimleri olduğunu ve bunların modern bilimlere ters düşmediğini aksine tamamladığını kabul etmesidir.

Altın Şafak külliyatının halka açılmasıyla bir yandan çeşitli gruplar örgütlenerek belirli bir düren altında GD Mabetlerini tekrar kurmaya çalışmıştır. Aralarında fikir ayrılıklar ve rekabetten kaynaklanan bazen Internet ve hatta mahkeme salonlara varan çekişmeler olmuştur. Silsile kimde vardır? 1888 yılında kurulan cemiyeti en doğru kim temsil ediyor? En ehil kimdir? Gibi sorulara farklı yanıtlar verilmiştir. Diğer yandan, birçok kimse, sistemi münferit olarak hiç bir örgüte kaydolmadan yürütmektedir, bu da geçerli bir yoldur. Ne de olsa son kertede tüm çalışmalar münferittir. Yine de bu kişilerin işi zordur, insan sosyal bir varlıktır, hemfikir insanlar bir arada olmak ister ve her yolculuğa başlayan önceden o yoldan geçmiş ve tüm tuzak, yanılsama ve engelleri bilene, kestirme ve ip uçları önerene başvurmak ister. İleri safhada uygulamalara gelince, yoga'da mutlaka bir guru gerekir derler. Ne yazık ki, bilinmeyen diyarlara giden yolcu için, bazen bir mürşit bulmak pek de kolay olmayabilir. Bazen insan kendi en iyi mürşidi olduğu durumlar vardır. Sahte mürşitler ararsan onlar zaten her yerde var. Zira insanlar bilmediği konularda bile ahkam kesmekten çekinmezler. Özellikle büyük puntolarla kendilerini mürşit ilan ve reklam edenlerden kaçınmak gerekir. Adeptler kendilerini ilan etmezler. Sahte mürşitler olağanüstü gözükmek için hiç bir fırsat kaçırmazken, onlar olağanüstü gözükmemek için, dikkat çekmemek için çok çaba gösterirler.

Altın Şafak konuları çok yakın zamanda Batı'da bir patlama ve yayılma gösterdi. Birçok modern Altın Şafak kuruluşu 90'larda ortaya çıktı. Bir yandan erken Altın Şafak mabetleri ortadan kaybolurken, yeni modern Altın Şafak Hermetik Cemiyetleri ortaya çıkmıştır. Bunlardan birçoğu bir şekilde erken Altın Şafak ile bağlantı iddiasında bulunurlar. Özellikle Batı'da, Amerikalarda, Avustralya'da ve Avrupa'da çeşitli kentlerde, mabetler yavaş yavaş mantar gibi türemeye başlamıştır. Altın Şafak Mabetleri artık Japonya gibi egzotik yerlerde bile kurulmakta. Ayrıca Altın Şafak sistemi pek majikal, okült, pagan vs. cemiyeti etkilemiştir. Durum böyleyken, doğal olarak Türkiye'de bu konuya ilgi uyanmaktadır. Hermetics Ezoterik ve Okült Kaynaklar sitesi olarak pek çok konuya ev sahipliği yapmaktayız. Bunların arasında Altın Şafak Hermetik Cemiyeti külliyatı bir öncelik sağlamıştır. Çünkü en yoğun olarak işlediğimiz, hakkında en fazla evrak sunduğumuz konu bu olmuştur. Hermetics sitesindeki konuları tartışmak üzere Hermetik Etüdler Grubu diye bir grup kurduk, söz konusu konular hakkında bilgi edinmek ve fikir paylaşmak isteyenler ciddi okurlarımız bu gruba girebilir. Bunun dışında pratik okültizme yönelik Hermetiks Praxis adında bir grubumuz var. Ayrıca Altın Şafak çalışmalarına açık olanların üye olduğu ciddi bir grubumuz var. Eğer bu sayfadaki konular sizi açmışsa, tüm zorluklara katlanamaya razı iseniz bu grup yerinizdir. Bu gruba üye olmadan Hermetics sitesinde konuyla ilgili yazıları okuyup, etüt etmekte, hatta çalışmakta fayda vardır. Ancak önce Hermetiks grubuna üye olmanız gerekir, o zaman zaten diğer grupların adreslerini elde edersiniz.

http://www.hermetics.org/GD_rehberi.html

http://www.golden-dawn.com/tr/displaycontent.aspx?pageid=470

http://www.golden-dawn.com/eu/index.aspx

http://www.hermeticgoldendawn.org/hogdframeset.html

http://en.wikipedia.org/wiki/Hermetic_Order_of_the_Golden_Dawn



Not:Alıntıdır.
Yazan: TOLES
˙Her Hakkım Saklıdır®™