Bu Blogda Ara

Yükleniyor...

Translate-Up=Lisan Çevirici

Welcome To My Blog - Yazı Köşeme Hoş Geldiniz!

Bu yazı köşemde yayımladığım yazılrı "Anonim, Alıntı Ve Kendime Ait" Olmak Üzere Neşredilmekte Olup, Siz Sayın Okurlarıma Kendi Deyimimle "Bilelim, Bildirelim, Bilgilendirelim" Saygılar Sunarım.

13 Aralık 2014 Cumartesi

LİSAN




                                                   LİSAN

          Güzel dil Türkçe bize,                                
Başka dil gece bize.                                  
İstanbul konuşması                                                 
En sâf, en ince bize.                                                        

Lisanda sayılır öz                                                                         
Herkesin bildiği söz;                                        
Ma'nâsı anlaşılan                                                                 
Lûgate atmadan göz.                                                                        

Uydurma söz yapmayız,                                                            
Yapma yola sapmayız,                                               
Türkçeleşmiş, Türkçedir;                                                               
Eski köke tapmayız.                                                                      

Açık sözle kalmalı,                                 
Fikre ışık salmalı;                              
Müterâdif sözlerden                                                              
Türkçesini almalı.                                                             

Yeni sözler gerekse,                                           
Bunda da uy herkese,                                                      
Halkın söz yaratmada                                        
Yollarını benimse.                                                            

Yap yaşayan Türkçeden,                                            
Kimseyi incitmeden.                                                         
İstanbul'un Türkçesi                           
Zevkini olsun yeden.                                                                

Arapçaya meyletme,                                                      
İran'a da hiç gitme;                                  
Tecvîdi halktan öğren,                                                                  
Fasîhlerden işitme.                                                                          

Gayrılı sözler emmeyiz,                                            
Çocuk değil, memeyiz!                                       
Birkaç dil yok Tûran'da,                                                       
Tek dilli bir kümeyiz.                                              

Tûran'ın bir ili var                                            
Ve yalnız bir dili var.                                                       
Başka dil var diyenin,                                                         
Başka bir emeli var.                                           

Türklüğün vicdânı bir,                                                             
Dîni bir, vatanı bir;                                      
Fakat hepsi ayrılır                                                      
Olmazsa lisânı bir.                                                           
YAZAN: Ziya GÖKALP
NOT: BİZLER HEM TÜRK'ÜZ, HEM MÜSLÜMANIZ.  İTTİHAD-I İSLAM'DA HER MÜSLÜMAN MİLLETTEN İNSAN VARDIR. BU FELSEFİ AKIMIN ŞEMSİYESİ ALTINDA EĞER BİRLEŞECEKSEK TÜRKÇEMİZİ VE TÜRKLÜĞÜMÜZÜ "ARAPÇA VE OSMANLICA" İLE Denk 
TutmaMALIYIZ, Seçmeli Ders İle Okutulması Çok Faydalı 
Olacaktır. Mecburi Ders Olarak Okullarda Okutulması
Şimdilik Sakıncalı Değildir. 
Fakat Burada Dikkat Edilmesi Gereken Bir Husus Vardır, O'da Bu Seneden Sonraki 25-30 Yıl Sonrasındaki TÜRKİYEMİZDE 
YABANCI İÇ VE DIŞ ODAKLARIN ELİNE VERİLMİŞ BİR KOZ OLARAK 
KULLANILMAKLA KALMAYACAK, 
YAŞAMA DA KENDİ AZINLIK DİLLERİNİN OKUTULMASINI, BÖLGESEL 
MİLLET OLDUKLARINI VE DİLLERİNİ MECBURİ DİL OLARAK KABUL
EDİLMESİNİ İSTEYECEK VE VATANIN BÖLÜNMEZ BÜTÜNLÜĞÜ DİYE
BİR KONUYU ELLERİMİZLE YIKMIŞ OLACAĞIZ, ÜLKE PARÇALANMIŞ 
VEYA PARÇALANACAKOLMASI ÇOK MUHTEMELDİR EĞER OSMANLICA 
MECBURİ DERS DİYE OKULLARIMIZDA OKUTULMAYA BAŞLANIRSA... 
OSMANLICA SEÇMELİ DERS OLMALI, ESAS OLARAK FRANSIZCA, 
İNGİLİZCE, ALMANCA V.S. DİLLERDE ZORUNLU EĞİTİM VE ÖĞRETİM
BENCE KALDIRILIP ONLARINDA SEÇMELİ DERS OLMASI 
GEREKMEKTEDİR. ÜNİVERSİTELERİMİZDE DAHİ ZORUNLU DERS 
OLMAKTAN ÇIKARTMALIYIZ. TÜRKİYEMİZDE TÜRKÇEDEN BAŞKA HİÇBİR
DERS MECBURİ OKUTULMAMALI, ÖĞRENMEK İSTEYENLER VARSA 
SEÇMELİ DERSLER OLARAK OKUTULMALI VE TÜRKÇEMİZİ DÜNYA 
DİLLERİ ARASINDA İLK BEŞ DİLİN KONUŞULDUĞU DİL OLARAK GÖRÜP
DİLİMİZİ BİR ŞEKİLDE DIŞ ÜLKELERE İHRAÇ ETMELİYİZ, 
Kİ SOYDAŞ VE KANDAŞ CENAPLAR, ÜLKELER ARASINDA YAYILIP 
BÜYÜK BİR DİL, DİN, EKİN VE HARSIMIZI LİSANIMIZLA VÜCUDA 
GETİRMİŞ, OSMANLICA İLE DE PEKİŞTİRMİŞ OLALIM.
BUNA ÖZEN VE İTİNA GÖSTERİNİZ, HEPİMİZ İÇİN DAHA İYİ OLUR, 
YETER Kİ, İNANIN BU DEDİĞİME!

EĞER ÖZ TÜRKÇE KONUŞMAK VE ÖĞRETMEK İSTİYORSAK, KÖKTÜRKÇE 
ÖĞRENMEYİ NEDEN 

DÜŞÜNMÜYORSUNUZ? OSMANLICA ARAPÇADAN, TÜRKÇEDEN VE 
FARSÇADAN OLUŞAN VE 

SARAY EŞRAFININ KONUŞTUĞU, DEVLET DAİRELERİNDE YAZINSAL 
OLARAK GEÇİP YAZILDIĞI BİR LİSANDIR. HALKIN DİLİ TÜRKÇEDİR.HALKIN DİLİ NE ARAPÇA VE NEDE OSMANLICADIR.

OSMANLICAYI POLİTİKA ARACI OLARAK KULLANMAYALIM SONUCU 
VAHİMETLER DOĞURABİLİR.
ÖRNEĞİN KÜRTÇENİN RESMİ DİL OLMASINI KABUL EDİP MAHKEMELER DE DAHİL OLMAK ÜZERE BİR ÇOK YÖNDEN ÜLKE BÜTÜNLÜĞÜ ÇEŞİTLİ DİLLER ARACILIĞININ KABUL EDİLMESİYLE BU VEBALİN ALTINDAN 
KALKAMAYIZ.
İSLAMCILIK DİN BİRLİĞİDİR, DİL BİRLİĞİ DEĞİLDİR! 
BİZ OSMANLI TORUNLAYIZ AMMA 

ÖNCELİKLE BÜYÜK HUN İMPARATORLUĞUNUN, OĞUZHAN'IN ECDADIYIZ!



SAYGILARIMLA,

YAZAN: TOLESLER.

*HER HAKKIM MAHFUZDUR.   

8 Aralık 2014 Pazartesi

BEN EĞER İSTERSEM...



BEN EĞER İSTERSEM,
SERABI VAHA,
ZEHİRİ DEVA,
YILANI PAŞA EDERİM…

BEN EĞER  İSTERSEM,
YAZI KIŞA,
DÜZÜ YOKUŞA,
ALEMİ SOFRAMA MEZE EDERİM…

BEN EĞER İSTERSEM,
GECEYİ GÜNEŞ,
KÜLÜ ATEŞ,
BİRİ BEŞ EDERİM…

EĞER Kİ, İSTERSEM DE,
YEMİNİMİ BOZMAYA,
SÖZÜMÜ TUTMAYA,
CANIMI FEDA EDERİM…

EĞER Kİ, İSTERSEM DE,
HAYATINI SEMAYA,
KALBİNİ ÇIKARMAYA,
DÜŞMANIMI DÜNYA´YA
ZİNDAN EDERİM…

EĞER Kİ, İSTERSEM DE,
KİM  OLDUĞUMUN,
NE OLDUĞUMUN,
BİLİNMESİNİ İSTERİM…
BİLMEYENE DE,
HADDİNİ BİLDİRİRİM!!!

Yazan:TÖLES
˙Her Hakkım Saklıdır®™

3 Ağustos 2011 Çarşamba

Türkiye Cumhuriyeti Olarak Savaşa Ne Kadar Hazırlıklıyız!!!







ASLI:There is no avoiding war, it can only be postponed to the advantage of your enemy.


ÇEVİRİSİ:Savaştan Kaçınmak Mümkün Değildir, Sadece Düşmandan Üstün Olana Kadar Erteleriz..                       


Miccola Machiavelli M.S.1502


Bakalım ne kadar hazırlıklıyız biz bu vereceğimiz adı konmamış savaşta büyük bir devlet olarak !!!


İnsan kendi kendine bunu sormadan edemiyor! Bunu sonu pek hayırlı gözükmüyor hele bir de dost dediklerimiz düşmanımızsa...


Machiavelli ne kadar güzel söylemiş ve dile getirmiş yıllardır bu içinde bulunduğumuz durumumuzu. Bakalım daha ne kadar ya sabır diyeceğiz, susacağız, ya da susuturulacağız bir Türk''üm kelimesini bile söyleyince bile en başta sen bölücülük yapıyorsun diyenlere bu sözümüz!!!


Zaman herşeyin ilacıdır ve göstergesi olacaktır.


Bir gün bitecektir, bir gün kalacaktır, işte o gün güneş bizim  için doğacaktır.


Saygılar. 

Yazan: TOLES
˙Her Hakkım Saklıdır®™

Türkiye'deki Eğitim Ve Öğretim Sistemi Hakkında...







KOPYA KOYUN SÜRÜSÜ!!!
Türkiye´deki  öğretim  sistemi  benim zamanımdan(1990) beri Çökertmeyi  Oynuyor.
YÖK ve ÖSYM tamamen kaldırılmalı ve özerkliği elinden alınıp T.C.  Milli Eğitim Bakanlığına devredilmelir. Başbakan ve Milli Eğitim Bakanından bağımsız bir yapı ne görülmüş ne duyulmuş,ne de hoş görülecek bir durumdur.
İlk önce,  bu ülkemizde yaşayan gençlerimize ve ailelerine Tanrı´dan sabır diliyorum.
Yazık oluyor bu çocuklara ve gençlerimize...
Bence ülkemizde yapılması ve önemle üzerinde durulması gereken birkaç öncelikli konulardan birisi de bu öğretim sisteminin kökten değiştirlmesi için 1936-1952 tarihleri arasındaki yönetmeliğin ve uygulamanın yeniden getirilmesi en doğrusu olacağına inanıyorum. Bu konuyu en baştan ele alacak olursak ve biraz da sizler araştırırsanız ne demek istediğimi gayet iyi anlaşılacağımdan şüpheniz olmasın.
Bunun yanı sıra, bana göre eğitim ve öğretim sistemimize birkaç ekleme yapılması şarttır.
Bu yapılması gerekenleri  kısaca maddeler halinde aşağıda belirttim!
1)      Eğitim ve öğretim görevlilerini 4 yılda bir  “Eğitmen Sınavı” adı altında bir imtihana tabi tutulmalıdır.
2)      Sınavın özünü; insan psikolojisi, öğrenciye karşı yaklaşım şekilleri ve davranış bilimleri, bölümüyle ilgili genel yetenek ve genel kültür ile birlikte hobilerden oluşacak bir yazılı sınava tabi tutulmalıdırlar.
3)      Sınavı geçen eğitim ve öğretim görevlileri görevlerine devam etmeli, geçemeyenler ise devlet tarfından gerekli görülecek şekilde ve aynı zamanda çıkarılacak bir kanun maddesiyle görevinden uzaklaştırılmalıdırlar.
Belki o zaman öğrencilerimize, çocuklarımıza, yeni yetişecek yakın gelecekteki genç nesile “Hadi bizi geçtik,  zaten biz de kendimizi azbuçuk yetiştirdik, sağ olsunlarJ” bir şeyler öğretebilirler. Bütün suçu öğrencilere ve ailelere yükleyen bu örümcekleşmiş medeniyetten ve çağdaşlaşmadan yoksun insancıklar, zamane çocukları, gençlerimizi ve gençliği heba etmekten başka bir adım ileri gidemezler. Onları anlayabilecek düşünce yapısına sahip olurlarsa anca güzel, temiz, çağdaş ve dejenere olmamış bir gelecek “jenerasyon” yani nesil yetiştirile bilinir. Yoksa, ne gelecekten bir şeyler bekleyiniz , ne de yeni nesilden bir şeyler bekleyiniz!!! Ancak ve ancak ne zaman ki öğretim elemanları bilgili, çağın gerektirdiklerinden olumlu, faydalı olanları almış, kültürlü ve yeri gelince öğrencisiyle bir arkadaş olup ve onunla her türlü konuda konuşup bir şeyler paylaşırsa, sözüm onlara ben işte ona öğretmen derim.
Saygılar.
     Yazan: TOLES
     ˙Her Hakkım Saklıdır®™