Bu Blogda Ara

Translate-Up=Lisan Çevirici

Welcome To My Blog - Yazı Köşeme Hoş Geldiniz!

Bu yazı köşemde yayımladığım yazılrı "Anonim, Alıntı Ve Kendime Ait" Olmak Üzere Neşredilmekte Olup, Siz Sayın Okurlarıma Kendi Deyimimle "Bilelim, Bildirelim, Bilgilendirelim" Saygılar Sunarım.

5 Mayıs 2009 Salı

Bilge Kağan Yazıtları (Günümüz Türkçesi İle)












Bilge Kağan Yazıtları (Günümüz Türkçesi İle)

1. yüz. (Doğu yüzü)

1- Teñri teg Teñri yaratmış Türk Bilge Kağan; Sözüm: Babam Türk Bilge ..nda al..tı Sir, Tokuz Oğuz, İyi Ediz otağlı beğleri, bodunu .. Türk Teñri ..

2- üstüne kağan oturdum. Oturduğumda ölürcesine sıkılan Türk beğleri, bodunu, silkinip, sevinip, yere bakan gözü yukarı baktı. Bu çağda kendim oturup bunca ağır töreyi dört yandaki .......... etdim. Üstte Kök Teñri, altta yağız yer kılındığında ikisi arasında kişi oğlu kılınmış.

3- Kişi oğlunun da üstüne atalarım Bumın Kağan, İstemi Kağan oturmuş. Oturunca Türk Bodunu'nun ilini, töresini tutu vermiş, edi vermiş. Dört yan hep yağı imiş. Ordu gönderip dört yandakı bodunu hep almış, hep bağlamış. Başlıya baş eğdirmiş, dizliye diz çöktürmüş. Doğu'da Kadırkan ormanına kadar, Batı'da

4- Temirkapı'ya kadar kondurmuş. İkisi arasında pek düzensiz Kök Türk öylece oturur imiş. Bilge kağan imiş. Alp kağan imiş. Buyruğu bile bilge imiş gerçek, alp imiş gerçek. Beğleri bile, bodunu bile düz imiş. Onun için ili öyle tutmuş gerçek. İli tutup töre düzenlemiş. Kendisi öylece ölümü bulmuş.

5- Yasçı, ağlayıcı, Doğu'da, gün doğusunda Böklü Çül'lü İl, Çin, Tibet, Apar, Rum, Kırgız, Üç Kurıkan, Otuz Tatar, Kıtayn, Tatabı, bunca bodun gelerek ağlamış, yaslanmış. Öyle ünlü kağan imiş. Ondan sonra, kardeşi kağan olmuş gerçek. Oğulları kağan olmuş gerçek. Ondan sonra kardeşi, ağabeği gibi

6- kılınmadığı gerçek, oğlu babası gibi kılınmadığı gerçek, bilgisiz kağan oturmuş gerçek. Kötü kağan oturmuş gerçek. Buyruğu yine bilgisiz(miş)gerçek, kötü imiş gerçek. Beğleri, bodunu eğri (olduğu) için, Çin bodunu alcı, kandırıcı (olduğu) için, aldatıcı (olduğu) için, kardeşi ağabeğe düşürdüğü için, beğle, bodunu

7- çekiştirdiği için, Türk Bodun, illediği ilini elden çıkarmış, kağanladığı kağanını yitiri vermiş. Çin Bodunu'na beğlik er oğlanı kul oldu, kadınlık kız oğlanı odalık oldu. Türk beğleri Türk adını attı. Çinli beğlercesine Çin adını tutarak, Çin kağanına kapılmış. Elli yıl

8- işini güçünü vermiş. Doğu'da, gün doğusunda Bökli kağana kadar ordulayı vermiş. Batı'da Demirkapı'ya kadar ordulayı vermiş. Çin kağanına ilini, töresini alı vermiş. Türk’ün bütün kara bodunu şöyle demiş: "İlli bodun idim. İlim şimdi hani? Kime ili kazanırım" der imiş.

9- "Kağanlı bodun idim. Kağanım hani? Ne kağana işi güçü veririm." der imiş. Böyle deyip Çin kağanına yağı olmuş. Yağı olup, kendini derleyip toparlamadığından yine tutsaklaşmış. Bunca işi güçü verdiğini düşünmeden Türk bodununu öldüreyim, kazıyaym der imiş. Yokolmaya varır imiş. Üstte

10- Türk Teñrisi, Türk kutlu yerini, suyunu öyle düzenlemiş. Türk bodunu yok olmasın diye, bodun olsun diye babam İlteriş Kağanı, anam İlbilge Kadını göğün tepesinde tutup yukarı kaldırmış gerçek. Babam Kağan onyedi erle dışarılamış. "Dışarı yürüyor" diye söz işitip kentteki dışarılamış, dağdakı

11- inmiş. Dirilip yetmiş er olmuş. Teñri güç verdiği için babam kağanın çerisi börü gibi, yağısı koyun gibi imiş. Doğu'yu Batı'yı çerileyip derlemiş toparlamış. Hepsi yediyüz er olmuş. Yediyüz er olunca ilsizleşmiş, kağansızlaşmış bodunu, odalıklaşmış, kullaşmış bodunu, Türk Töresi'ni bırakmış

12- bodunu atam, babam töresince yaratmış, yerleştirmiş. Tölis Tarduş bodunu orada, düzeltmiş. Yabguyu şadı orada vermiş. Güney'de Çin bodunu yağı imiş. Kuzey'de Baz Kağan, Dokuzoğuz bodunu yağı imiş. Kırgız, Kurıkan, Otuztatar, Kıtayn, Tatabı hep yağı imiş. Babam kağan bunca... kırk artığı

13- yedi yol ordu salmış, yirmi savaş savaşmış. Teñri istediği için illiyi ilsizleştirmiş, kağanlıyı kağansızlaştırmış, yağıyı buyruğunda kılmış. Dizliye diz çöktürmüş, başlıya baş eğdirmiş. Babam kağan onca ili töreyi kazanıp ölü vermiş. Babam kağana ilkin Baz kağanı balbal dikmiş. Babam

14- kağan öldüğünde kendim sekiz yaşında idim. Töreye göre üste amcam kağan oturdu. Oturunca Türk bodununu yine düzenledi, doyurdu. Yoksulu bay kıldı. Azı çok kıldı. Amcam kağan oturduğunda kendim tigin erk..... iy..... . Teñri istediği için

15- Ondört yaşımda Tarduş bodunu üzerine şad oturdum. Amcam kağan ile Doğu'da Yeşil Irmak, Şantuñ yazısına kadar ordu saldık. Batı'da Demir Kapı'ya kadar ordu saldık. Kögmen'den aşıp Kırgız yerine kadar ordu saldık. Topluca yirmibeş (yol) ordu saldık. Onüç (yol) savaştık. İlliyi ilsizleştirdik. Kağanlıyı kağansızlaştırdık. Dizliye

16- diz çökerttik. Başlıya baş eğdirttik. Türgiş kağanı Türk'üm bodunum idi. Bilemediği için, bize karşı yanıldığı, yağılık yaptığı için kağanı öldü. Buyruğu, beğleri yine öldü. On Ok bodunu eziklik gördü. Atalarımızın tuttuğu yerler, sular ıssız kalmasın diye Az bodununu eğitip, düzenleyip ..... Bars Beğ

17- idi. Kağan adını burada biz verdik. Kız kardeşim eceyi verdik. Kendisi yağılaştı. Kağanı öldü. Bodunu odalık, kul oldu. Kögmen yeri, suyu ıssız kalmasın diye Az, Kırgız budununu eğitip, eğitip, düzenleyip geldik. Savaştık. ..... ilini yine verdik. Doğu'da Kadırkan ormanını aşıp bodunu öyle düzenledik, öyle eğittik. Batı'da

18- Keñü Tarman'a kadar Türk bodununu öyle kondurduk, öyle düzenledik. O çağda kul kullu, odalık odalıklı olmuş idi. Kardeşi ağabeyini bilmez idi. Oğlu babasını bilmez idi. Öyle kazanılmış, öyle edilmiş elimiz, töremiz vardı. Türk Oğuz beğleri, bodun, işit: Üstte Teñri basmazsa, aşağıda yer delinmezse

19- Türk bodunu, elini, töreni kim bozabilir, yıkabilir? Türk bodunu, irkil, uyan. Buyruk dinlemezliğinden, eğiten bilgili kağanına, bağımsız, bunsuz iyi iline kendin yanıldın. Kötülük ettin. Pusatlı nereden gelip (seni) dağıtıp gönderdi. Süngülü nereden gelerek sürüp gönderdi. Kutlu Ötüken ormanının bodunu, gitti. Doğu'ya gidenin gitti. Batı'ya

20- gidenin gitti. Gittiğin yerde iyiliğin oydu gerçek. Kanın ırmakça aktı. Kemiğin dağca yığıldı. Beğlik erkek oğlunu kul kıldı. Kadınlık kız oğlunu odalık kıldı. O bilmediği için, kötülük (ettiği) için amcam kağan ölüme vardı. İlkin Kırkız kağanını balbal diktim. Türk bodununun adı sanı yok olmasın diye babam kağanı,
21- anam katunu yücelten Teñri, il veren Teñri, Türk bodununun adı, sanı yok olmasın diye, beni o Teñri kağan oturttu gerçek. Varlıklı, bay bodun (üstüne) oturmadım. İçi aşsız dışı giyimsiz, düşkün, kötü bodunun üstüne oturdum. Kardeşim Költigin, iki şad, kardeşim Költigin ile konuştuk. Babamızın,

22- amcamızın kazandığı bodunun adı sanı yok olmasın diye Türk bodunu için gece uyumadım, gündüz oturmadım. Kardeşim Költigin ile, iki şad ile öle bite kazandım. Öyle kazanıp bütün bodunu od su yapmadım. Ben kendim kağan oturduğumda her yere gitmiş bodun yayan çıplak, öle bite dönüp

23- geldi. Bodunu düzenliyeyim diye Kuzey'de Oğuz bodunu üstüne, Doğu'da Kıtayn, Tatabı bodunu üstüne, Güney'de Çin üstüne oniki (kez) ordu saldım. Savaştım. Ondan sonra Teñri bağışladığı için, kutum,, gücüm var (olduğu) için ölecek bodunu diriltip besledim. Çıplak bodunu giyimli kıldım. Yoksul bodunu varlıklı kıldım.

24- Az bodunu çok kıldım. Değerli illiden, değerli kağanlıdan iyi kıldım. Dört yandaki bodunu hep buyruğumda kıldım, yağısız kıldım. Hep bana sığındı(lar). Onyedi yaşımda Tañut yönüne ordu saldım. Tañut bodununu bozdum. Oğlunu, karısını, at sürüsünü, (bütün) varlığını orada aldım. Onsekiz yaşımda Altı Çub Soğdak

25- yönüne ordu saldım. Bodununu orada bozdum. Çinli Oñ paşa beş tümen erle geldi. Iduk Baş'da savaştım. O orduyu orada yok ettim. Yirmi yaşımda, Basmıl Idıkut soyum (olan) bodun idi. Yüklü deve göndermedi diye ordu saldım. ..... boyun eğdirttim. Varlığını beri getirdim. Yirmiki yaşımda Çin

26- yönüne ordu saldım. Çaça Paşa'nın sekiz tümen ordusu ile savaştım. Ordusunu orada öldürdüm. Yirmialtı yaşımda Çik bodunu Kırgız ile (birleşip) yağı oldu. Kem Irmağını geçip Çik yönüne ordu yürüttüm. Örpen'de savaştım. Ordusunu sançtım. Az bodununu aldım. Boyun eğdirttim. Otuzyedi yaşımda Kırgız yönüne ordu yürüttüm. Mızrak batacak (boydaki )

27- karı sökerek, Kögmen ormanını aşıp yürüyerek Kırgız bodunu uykusunda bastım. Kağanı ile Soña ormanında savaştım. Kağanını öldürdüm. İlini aldım. O yıl Türgiş üzerine Altun ormanını aşarak, İrtiş ırmağını geçerek yürüdüm. Türgiş bodununu uykusunda bastım. Türgiş kağanının ordusu od gibi, bora gibi geldi.

28- Bolçu'da savaştık. Kağanını, yabgusunu, şadını orada öldürdüm. İlini orada aldım. Otuz yaşımda Beş Balık'a doğru ordu yürüttüm. Altı yol savaştım. .... Ordusunu hep öldürdüm. Beş Balık içinde pek çok kişi .... yok olacağından, kişi(ler) beni çağırmaya geldi(ler). Beş Balık onun için kurtuldu. Otuz artığı

29- bir yaşımda Karluk bodunu sıkıntısız, bağımsız iken güçlü (bir) yağı oldu. Tamağ Iduk Baş'da savaştım. Karluk bodununu öldürdüm. Orada aldım. Basmıl kara bodunu ..... Karluk bodunu (ile birlikte) toparlanıp geldi. Sançtım, öldürdüm. Dokuz Oğuz benim bodunum idi. Kök, yer bulandığı için, içine

30- kıskançlık değdiği için yağı oldu. Bir yılda dört yol savaştım. En ilki Toğu Balık'ta savaştım. Toğla ırmağını yüzerek geçip ordusu .... . İkinci (olarak) Andırğu'da savaştım. Ordusunu sançtım. İlini aldım. Üçüncü (olarak) Çuş Başı'nda savaştım. Türk bodunu ayak titretti. Kötü

31- olacak idi. Uzanıp yayılıp gelmekte olan ordusunu uçurdum. Pek çok ölecek kişi orada dirildi. Orada Toñra yiğiti bir boyu Toñga Tigin yoğunda çevirip vurdum. Dördüncüsü Ezginti Kadız'da savaştım. Ordusunu orada sançtım, yıprattım. ...barım... ..... Kırk yaşımda Amğı Kurgan'da kışladığımızda kıtlık oldu. İlk yazında

32- Oğuz'a doğru ordu yürüttüm. İlk ordu dışarı çıkmıştı. İkinci ordu yerleşik idi. Üç Oğuz ordusu basıp geldi. (Bizim için) Yaya, kötü oldular deyip yenmeye geldi. Ordunun yarısı evi barkı yağmalamaya gitti. Ordunun yarısı da savaşmaya geldi. Biz az idik. Güçsüz idik. Oğuz ...t yağı ..... Teñri güç verdiği için orada sançtım.

33- dağıttım. Teñri istediği için ben kazandığım için Türk bodunu kazanmış oldu beliğ. Ben kardeşimle böylece başa geçip kazanmasam Türk bodunu ölecek idi, yok olacak idi. Türk beğleri, bodunu böyle düşünün, böyle bilin. .... Oğuz bodunu ...d... göndermesin diye ordu yürüttüm.

34- Evini, barkını bozdum. Oğuz bodunu Dokuz Tatar ile dirilip geldi. Ağu'da iki büyük savaş savaştım. Ordusunu bozdum. İlini orada aldım. Öyle kazanıp .... Teñri buyurduğu için ben otuzüç yaşımda ...uk idi. (Bu) çağda (kendisine) öğüt, uğur, güç (vermiş olan)

35- doyurmuş alp kağanına baş kaldırdı. Üstte Teñri, kutsal yer, su ... . amcam kağanın kutunu yeter bulmadı beliğ. Dokuz Oğuz bodunu, yerini, suyunu koyup Çin'e doğru gitti. Çin ..... bodunu ..... bu yerde (burada) geldi. "Besleyeyim" diye düşünüp ..... bodunu .....

36- kınat... . Güney'de Çin'de adı sanı yok oldu. Bu yerde (burada) bana kul oldu. Ben kendim kağan oturduğum için Türk bodununu ... kılmadım. İli, töreyi iyice kazandım. ... toparlanıp yi...

37- orada savaştım. Ordusunu sançtım. Baş eğen baş eğdi, bodun oldu. Ölen öldü. Seleñe'den aşağıya yürüyerek Karğan geçidinde evini, barkını orada bozdum. ... ormanına çıktı. Uygur ilbaşısı yüz kadar erle Doğu'ya kaçıp gitti. .....

38- ...ti. Türk bodunu aç idi. O at sürüsünü alıp doyurdum. Otuzdört yaşımda Oğuz kaçıp Çin'e girdi. Öfkelenip ordu yürüttüm. Soyunu, ...., oğlunu, karısını orada aldım. İki ilbaşılı bodun .....

39- ..... Tatabı bodunu, Çin kağanının buyruğuna girdi. Elçisi, iyi sözü, yakarışı gelmiyor diye yazın ordu saldım. Bodununu orada bozdum. At sürüsünü ... ordusu toparlanıp geldi. Kadırkan ormanında kon... .

40- ...ğakıña, yerine doğru, suyuna doğru kondu. Güney'de Karluk bodununa doğru ordu yürüt deyip Tudun Yamtar'ı gönderdim. ... Karluk ilbaşısı yok olmuş, kardeşi bir korgana

41- ..... vergisi gelmedi. Onu korkutayım deyip ordu yürüttüm. Koruyucusu iki üç kişiyle kaçıp gitti. (Onun) Kara bodunu "Kağanım geldi" deyip (beni) övdü. ...ka ad verdim. "Küçük" adlı...

2. yüz. (Güneydoğu yüzü)
Kök Öñ'ü yürüyerek ordu yürütüp, geceli gündüzlü yedi çağda Susuz'a geçtim. Çorak'a ulaşıp yağmacı er(ler)i k...bes Keçin'e kadar ... .

3. yüz. (Güney yüzü)

1- ... Çin atlı ordusunun onyedibin erini ilk gün öldürdüm. Yayan ordusunu ikinci gün hep öldürdüm. Bi... gelip vard... .

2- ..... yol ordu saldım. Otuzsekiz yaşımda kışın Kıtayn üstüne ordu saldım. ..... . Otuzdokuz yaşımda yazın Tatabı üstüne ordu saldım.

3- ...ben öldürdüm. Oğlunu, karısını, at sürüsünü, varlığını ...ar ko.... .

4- bodun(unu), (kağanını, oğlunu) karısını yok ettim.

5- yor.... .

6- savaştım. ..... . ..... . üçin [(için), (üçünü)]

7- verdim. Alp erini öldürüp balbal kılı verdim. Elli yaşımda (iken) Tatabı
bodunu Kıtayndan ayrıl... . ...ka... Töñüker dağına

8- Kuğ Paşa buyruğunda kırkbin er geldi. Töñüker dağında karşılaşıp dokundum. Otuzbin eri öldürdüm. Onbinini ... ise ... yola getirdim. Tatabı ....

9- öldürdü. Büyük oğlum ağrılanıp yok olunca Kuğ Paşa'yı balbal (olarak) diki verdim. Ben ondokuz yıl şad (olarak) oturdum. Ondokuz yıl kağan (olarak) oturdum. İl tuttum. Otuzbir...

10- Türk'üme, bodunuma iyisini öylece kazanı verdim. Bunca kazanıp babam kağan it yılının onuncu ayının yirmialtısında ölü verdi. Lağzın yılının beşinci ayının yirmiyedisinde yoğ (töreni) yaptırdım. Bukağ buyrukçu .....

11- babası Lisün Tay Paşa başta, beşyüz eriyle geldi. Kokuluk ö... , altun, gümüş gereğinden artık getirdi. Yoğ (töreni) kokusu getirip diki verdi. Sandal ağacı getirip kendi yaraş...

12- Bunca bodun saçını, kulağını, ya(nağını) biçti. Kendisinin iyi atını, kara samurunu, kök sincabını sayısız olarak getirip hep bıraktı.

13- Teñri gibi Teñri yaratmış Türk Bilge Kağan, sözüm: Babam Türk Bilge Kağan
oturduğunda Türk'ün şimdiki beğlerinden başka Tarduş beğleri, Köl Çor başta olarak, şadpıt beğleri, önünde Tölis beğleri, Apa Tarkan

14- başta olarak şadpıt beğleri, bu... Taman Tarkan, Tonyukuk Boyla Bağa Tarkan ile buyruk ...çı buyruğu Sebig Köl İrkin başta olarak buyruk(çu) bunca beğler babam kağanı çok

15- çok de, yüceltti(ler). (Babam kağan da) Türk beğlerini, bodununu çok de, yüceltti, övdü. ...Babam kağan ...ça ağır taşı kalınlaştırmış. Türk beğleri, bodunu ...irdi. Kendime bunca...

4. yüz. (Kuzey yüzü)

1- Teñri gibi Teñride olmuş Türk Bilge kağan bu çağda oturdum. Sözümü iyice işit. En çok kardeş yeğenim, oğlum, bütün soyum, bodunum, Güney'deki şadpıt beğleri, Kuzey'deki tarkat buyruk beğleri, Otuz Tatar, Dokuz Oğuz beğleri, bodunu bu sözümü iyice işit. Katıca dinle. Doğu'da gün

2- doğusuna, Güney'de gün ortasına, Batı'da gün batısına, Kuzey'de gece ortasına, onların içindeki bodun(lar) hep bana (iş) görür. Bunca bodunu hep düzenledim. Şimdi onun gibisi yok. Türk kağanı Ötüken ormanında oturursa ilde tasa yok (olmaz). Doğu'da Şantuñ ovasına kadar ordu saldım. Taluy'a geçip ulaşmadım. Güney'de Dokuz

3- Ersin'e kadar ordu saldım. Tibet'e geçip ulaşmadım. Batı'da İnci ırmağı...(nı) geçip Demirkapı'ya kadar ordu saldım. Kuzey'de Yir Bayırku yerine kadar ordu saldım. Bunca yer(ler)e kadar yürüttüm. Ötüken ormanı en yeğ(i), en iyi(si) imiş. İl tutulacak yer Ötüken ormanı imiş. Bu yerde oturup Çin bodunu ile anlaştım. Altunu, gümüşü, işlenmiş

4- ipeği tasasız (karşı koymadan) verir. Çin bodununun sözü tatlı, ipeği yumuşak imiş. Tatlı sözü, yumuşak ipeği ile aldatıp, uzak bodunu iyice yaklaştırır imiş. Yaklaştırıp kondurduktan sonra kötü bilgilerini o çağda düşünür imiş. İyi bilgili kişiyi, iyi alp kişiyi yürütmez imiş. Bir kişi yanılsa soyuna, bodununa, çocuklarına kadar barındırmaz

5- imiş. Tatlı sözüne, yumuşak ipeğine aldanıp çok Türk bodunu, öldün. Türk bodunu öleceksin. Güney'de Çoğay ormanına, Tögültün ovasına konayım dersen, Türk bodunu öleceksin. Orada kötü kişi şöyle öğretir imiş : "Uzak(ta) isen kötü ipek verir, yakın(da) isen iyi ipek verir." deyip, öyle öğretir imiş. Bilgi

6- bilmez kişi o sözü alıp (inanıp) yakın(ın)a gidip çok kişi öldün(üz). O yerlere gidersen, Türk bodunu öleceksin. Ötüken yerinde oturup katar, gezgin gönderirsen, hiç tasan yok (olmaz). Ötüken ormanını sonsuz il tutarak oturacaksın. Türk bodunu, toksan açlığı, tokluğu düşünmezsin. Bir doyarsan açlığı düşünmezsin. Öyle olduğun için düzenlemiş kağanının

7- sözünü almadan her yere gittin. Hep oralarda yittin, yok oldun. Orada kalanlar her yere hep incelerek, ölerek yürüyor idiler. Teñri buyurduğu için, kendimin kutu var olduğu için kağan oturdum. Kağan oturunca yok yoksul bodunu hep toplattım. Yoksul bodunu varlıklı kıldım. Az bodunu çok kıldım. Yoksa bu

8- sözümde yalan var mı? Türk beğleri, bodunu, bunu işitin : Türk bodununu toplayıp il tutacağını burada söyledim. Yanılıp öleceğini yine burada yazdım. Nice nice sözüm varsa sonsuz taşa yazdım. Onu görüp bilin. Türk'ün şimdiki bodunu, beğleri, bu çağda buyruğumdaki beğler (olarak) mi yanılacaksınız? Babam

9- kağan, amcam kağan oturduğunda dört yandaki bodunu öylece düzenlemiş. ... Teñri istediği için kendim oturduğumda dört yandaki bodunu düzenledim, yarattım. ...i... kıldım. Ben Türgiş kağanına kızımı çok ulu (bir) tören ile alı verdim. Türgiş kağanının

10- kızını çok ulu törenle oğluma alı verdim. ... çok ulu törenle alı verdim. Ya.. ..t erdirdim. Başlıya baş eğdirttim. Dizliye diz çöktürttüm. Üstte Teñri, altta yer (öyle) istediği için

11- gözün görmediği, kulağın işitmediği bodunumu, Doğu'da gün doğusuna, ...ka, Güney'de ....., Batı'da ... . Sarı altununu, ak gümüşünü, işlenmiş ipeğini, ipek bezini, binek atını, aygırını, kara samurunu,

12- kök sincabını Türk'üme bodunuma kazanı verdim, edi verdim. ... sıkıntısız kıldım. .... ...rdi. Erkli ... onca tümen (onbinlerce) oğlu ...ya almın? ...ün beğleri, bodununa .....

13- yine besleyip, üzmeden, incitmeden oturdum. Türk beğleri, Türk bodunuma ... at verdim, ..ü.. . Şimdiki taşı ..ür.. kazanıp, yücelten, Türk bodunu, bu kağanından, bu beğlerinden, suyundan ayrılmazsan, Türk bodununda ...

14- özünde iyilik göreceksin. Evine girebileceksin. Sıkıntısız olacaksın. Ondan sonra Çin kağanından süsleyiciyi hep getirttim. Benim sözümü kırmadı. Kendisinin süsleyicisi idi. Ona görülmemiş anıt yaptırttım. İçine dışına görülmemiş süs vurdurttum. Taş yazdırttım. Gönüldeki sözümü vurdurttum.

15- On Ok oğluna, yabancılara kadar bunu görüp bilin. Sonsuz taş işlettim. ... işlettim, yazdırdım. O taş anıtını ...

5. yüz. (Batı yüzü)

1- ...üstte...
2- Bilge Kağan uçup gitti.
3- yaz olsa, üstte Teñri
4- davulu öter gibi, öylece dahi
5- dağda yaban geyiği ötse, öylece
6- üzülüyorum. Babam kağan
7- taşını kendim kağan ...
8- .....
9- .....

6. yüz. (Güneybatı yüzü)... Bilge Kağan'ın (bu) yazısını (ben) Yoluğ Tigin yazdım. Bunca anıtı, süsü, bezemeyi ... kağanın yeğeni Yoluğ Tigin , ben, (bir) ay, dört gün oturup yazdım, süsledim. Yağ...

BİLGE KAĞAN YAZITI (Şimdiki Türkçemize Çevrilmişi)

Doğu Yüzü:
Tanrı gibi Tanrı yaratmış Türk Bilge Kağanı, sözüm: Babam Türk Bilge Kağanı ... Sir, Dokuz Oğuz, İki Ediz çadırlı beyleri, milleti ... Türk tanrısı ... üzerinde kagan oturdum. Oturduğumda ölecek gibi düşünen Türk beyleri, milleti memnun olup sevinip, yere dikilmiş gözü yukarı baktı. Bu zamanda kendim oturup bunca ağır töreyi dört taraftaki ... dim. Üstte mavi gök, altta yağız yer kılındıkta, ikisi arasında insan oğlu kılınmış. İnsan oğlunun üzerine ecdadım Bumın Kağan, İstemi Kağan oturmuş. Oturarak Türk milletinin ilini, töresini tutu vermiş, düzene soku vermiş. Dört taraf hep düşman imiş. Ordu sevk ederek dört taraftaki milleti hep almış, hep tâbi kılmış. Başlıya baş eğdirmiş, dizliye dik çöktürmüş. Doğuda Kadırkan ormanına kadar, batıda Demir Kapıya kadar kondurmuş. İkisi arasında pek teşkilâtsız Gök Türk'ü düzene sokarak öylece oturuyormuş. Bilgili kağan imiş, cesur kağan imiş. Buyruku bilgili imiş tabiî, Cesur imiş tabiî. Beyleri de milleti de doğru imiş. Onun için ili öylece tutmuş tabiî. İli tutup töreyi düzenlemiş. Kendisi öylece vefât etmiş. Yasçı, ağlayıcı, doğuda gün doğusundan Bökli Çöllü halk, Çin, Tibet, Avar, Bizans, Kırgız, Üç Kurıkan, Otuz Tatar, Kıtay, Tatabı, bunca millet gelip ağlamış, yas tutmuş. Öyle ünlü kağan imiş. Ondan sonra küçük kardeşi kağan olmuş tabiî, oğulları kağan olmuş tabiî. Ondan sonra küçük kardeşi büyük kardeşi gibi kılınmamış olacak, oğlu babası gibi kılınmamış olacak. Bilgisiz kağan oturmuştur, kötü kağan oturmuştur. Buyruku da bilgisizmiş tabiî, kötü imiş tabiî. Beyleri, milleti ahenksiz olduğu için, aldatıcı olduğu için, Çin milleti hilekâr ve sahtekâr olduğu için, küçük kardeş ve büyük kardeşi birbirine düşürdüğü için, bey ve milleti karşılıklı çekiştirttiği için, Türk milleti il yaptığı ilini elden çıkarmış, kağan yaptığı kağanını kaybedivermiş. Çin milletine beylik erkek evlâdını kul kıldı, hanımlık kız evlâdını cariye kıldı. Türk beyler Türk adını bıraktı. Çinli beyler Çin adını tutarak, Çin kağanına itaat etmiş. Elli yıl işi gücü vermiş. Doğuda gün doğusunda Bökli kağana kadar ordu sevk edi vermiş. Batıda Demir Kapıya ordu sevk edi vermiş. Çin kağanına ilini, töresini alı vermiş. Türk halk kitlesi şöyle demiş: İlli millet idim, ilim şimdi hani, kime ili kazanıyorum der imiş. Kağanlı millet idim, kağanım hani, ne kağana işi, gücü veriyorum der imiş. Öyle diyip Çin kağanına düşman olmuş. Düşman olup, kendisini tanzim ve tertip edemediğinden, yine tâbi olmuş. Bunca işi, gücü vermediğini düşünmeden, Türk milletini öldüreyim, kökünü kurutayım der imiş. Yok olmaya gidiyormuş. Yukarıda Türk Tanrısı, mukaddes yeri, suyu öyle tanzim etmiştir. Türk milleti yok olmasın diye, millet olsun diye, babam İltiriş kağanı, annem İlbilge Hatun'u göğün tepesinden tutup yukarı kaldırmıştır. Babam kağan on yedi erle dışarı çıkmış. Dışarı yürüyor diye ses işitip şehirdeki dağa çıkmış, dağdaki inmiş. Toplanıp yetmiş er olmuş. Tanrı kuvvet verdiği için, babam kağanın askeri kurt gibi imiş, düşmanı koyun gibi imiş. Doğuya batıya asker sevk edip toplamış, yığmış. Hepsi yedi yüz er olmuş. Yedi yüz er olup ilsizleşmiş, kağansızlaşmış milleti, cariye olmuş, kul olmuş milleti, Türk töresini bırakmış milleti, ecdadımın töresince yaratmış, yetiştirmiş. Tölis, Tarduş milletini orda tanzim etmiş. Yabguyu, şadı orda vermiş. Güneyde Çin milleti düşman imiş. Kuzeyde Baz Kağan, Dokuz Oğuz kavmi düşman imiş. Kırgız, Kurıkan, Otuz Tatar, Kıtay, Tatabı hep düşman imiş. Babam kağan bunca .... kırk yedi defa ordu sevk etmiş, yirmi savaş yapmış. Tanrı lûtfettiği için illiyi ilsizletmiş, kağanlıyı kağansızlatmış, dizliye diz çöktürmüş, başlıya baş eğdirmiş. Babam kağan öylece ili, töreyi kazanıp, uçup gitmiş. Babam kağan için ilkin Baz kağanı balbal olarak dikmiş. Babam kağan uçtuğunda kendim sekiz yaşında kaldım. O töre üzerine amcam kağan oturdu. Oturarak Türk milletini tekrar tanzim etti, tekrar besledi. Fakiri zengin kıldı, azı çok kıldı. Amcam kağan oturduğunda kendim prens ... Tanrı buyurduğu için ondört yaşımda Tarduş milleti üzerine şad oturdum. Amcam kağan ile doğuda Yeşil Nehir'e, Şantung ovasına kadar ordu sevk ettik. Batıda Demir Kapı'ya kadar ordu sevk ettik. Kögmen'i aşarak Kırgız ülkesine kadar ordu sevk ettik. Yekun olarak yirmi beş defa ordu sevk ettik, on üç defa savaştık. İlliyi ilsizleştirdik, kağanlıyı kağansızlaştırdık. Dizliye diz çöktürdük, başlıya baş eğdirdik. Türgiş kağanı Türk'üm, milletim idi. Bilmediği için, bize karşı yanlış hareket ettiği, ihanet ettiği için kağanı öldü, buyruku, beyleri de öldü. On Ok kavmi eziyet gördü. Ecdadımızın tutmuş olduğu yer, su sahipsiz kalmasın diye Az milletini tanzim ve tertip edip ... Bars bey idi. Kağan adını burda biz verdik. Kız kardeşim prensesi verdik. Kendisi ihanet etti, kağanı öldü, milleti cariye, kul oldu. Kögmen'in yeri, suyu sahipsiz kalmasın diye Az, Kırgız milletini tanzim ve tertip edip geldik. Savaştık ... ilini geri verdik. Doğuda Kadırkan ormanını aşarak milleti öyle kondurduk, öyle düzene soktuk. Batıda Kengü Tarbana kadar Türk milletini öyle kondurduk, öyle düzene soktuk. O zamanda kul kullu, cariye cariyeli olmuştu. Küçük kardeş büyük kardeşini bilmezdi, oğlu babasını bilmezdi. Öyle kazanılmış, öyle düzene sokulmuş ilimiz, töremiz vardı. Türk, Oğuz beyleri, milleti işit: Üstte gök basmasa, altta yer delinmese, Türk milleti, ilini, töreni kim bozabilecekti? Türk milleti, vazgeç, pişman ol! Disiplinsizliğinden dolayı, beslemiş olan kağanına, hür ve müstakil iyi iline karşı kendin hata ettin, kötü hâle soktun. Silâhlı nereden gelip dağıtarak gönderdi? Mızraklı nereden gelerek sürüp gönderdi? Mukaddes Ötüken ormanının milleti, gittin! Doğuya giden, gittin! Batıya giden, gittin! Gittiğin yerde hayrın şu olmalı: Kanın nehir gibi koştu. Kemiğin dağ gibi yattı. Beylik erkek evlâdını kul kıldın. Hanımlık kız evlâdını cariye kıldın. O bilmemenden dolayı, kötülüğün yüzünden amcam kağan uçup gitti. Önce Kırgız kağanını balbal olarak diktim. Türk milletinin adı sanı yok olmasın diye, babam kağanı, annem hatunu yükselten Tanrı, il veren Tanrı, Türk milletinin adı sanı yok olmasın diye, kendimi o Tanrı kağan oturttu tabiî. Varlıklı, zengin millet üzerine oturmadım. İçte aşsız, dışta elbisesiz; düşkün, perişan millet üzerine oturdum. Küçük kardeşim Kül Tigin, iki şad, küçük kardeşim Kül Tigin ile konuştuk. Babamızın, amcamızın kazanmış olduğu milletin adı sanı yok olmasın diye Türk milleti için gece uyuyamadım, gündüz oturmadım. Küçük kardeşim Kül Tigin ile, iki şad ile öle yite kazandım. Öyle kazanıp bütün milleti ateş, su kılmadım. Ben kendim kağan oturduğumdan her yere gitmiş olan millet yaya olarak, çıplak olarak, öle yite geri geldi. Milleti besleyeyim diye kuzeyde Oğuz kavmine doğru; doğuda Kıtay, Tatabı kavmine doğru; güneyde Çine doğru on iki defa ordu sevk ettim ... savaştım. Ondan sonra Tanrı buyurduğu için, devletim, kısmetim var olduğu için, ölecek milleti diriltip besledim. Çıplak milleti elbiseli kıldım. Fakir milleti zengin kıldım. Az milleti çok kıldım. Değerli illiden, değerli kağanlıdan daha iyi kıldım. Dört taraftaki milleti hep tâbi kıldım, düşmansız kıldım. Hep bana itaat etti. Onyedi yaşımda Tanguta doğru ordu sevk ettim. Tangut milletini bozdum. Oğlunu, karısını, at sürüsünü, servetini orda aldım. Onsekiz yaşımda Altı Çub Soğdaka doğru ordu sevk ettim. Milleti orda bozdum. Çinli Ong vali, elli bin asker geldi. Iduk Başta savaştım. O orduyu orda yok ettim. Yirmi yaşımda, Basmıl Iduk Kut soyumdan olan kavim idi, kervan göndermiyor diye ordu sevk ettim. K ... m tâbi kıldım, malını çevirip getirdim. Yirmi iki yaşımda Çin'e doğru ordu sevk ettim. Çaça general, seksen bin asker ile savaştım. Askerini orda öldürdüm. Yirmi altı yaşımda Çik kavmi Kırgız ile beraber düşman oldu. Kemi geçerek Çike doğru ordu sevk ettim. Örpende savaştım. Askerini mızrakladım. Az milletini aldım ... tâbi kıldım. Yirmi yedi yaşımda Kırgız'a doğru ordu sevk ettim. Mızrak batımı karı söküp, Kögmen ormanını aşarak yürüyüp Kırgız kavmini uykuda bastım. Kağanı ile Songa ormanında savaştım. Kağanını öldürdüm, ilini orda aldım. O yılda Türgiş'e doğru Altın ormanını aşarak İrtiş nehrini geçip yürüdüm. Türgiş kavmini uykuda bastım. Türgiş kağanının ordusu ateş gibi, fırtına gibi geldi. Bolçu'da savaştık. Kağanını, yabgusunu, şadını orda öldürdüm. İlini orda aldım. Otuz yaşımda Beş Balıka doğru ordu sevk ettim. Altı defa savaştım ... askerini hep öldürdüm. Onun içindeki ne kadar insan ... yok olacaktı ... çağırmak için geldi. Beş Balık onun için kurtuldu. Otuzbir yaşımda Karluk milleti sıkıntısız, hür ve serbest iken, düşman oldu. Tamag Iduk Başta savaştım. Karluk milletini öldürdüm, orda aldım ... Basmıl kara ... Karluk milleti toplanıp geldi ... m, öldürdüm. Dokuz Oğuz benim milletim idi. Gök, yer bulandığı için, ödüne kıskançlık değdiği için düşman oldu. Bir yılda dört defa savaştım: En önce Togu Balık!ta savaştım. Togla nehrini yüzdürerek geçip ordusu ... İkinci olarak Andırgu'da savaştım. Askerini mızrakladım ... Üçüncü olarak Çuş başında savaştım. Türk milleti ayak titretti, perişan olacaktı. İlerleyip yayarak gelen ordusunu püskürttüm. Çok ölecek orda dirildi. Orda Tongra yiğiti bir boyu Tonga Tigin mateminde çevirip vurdum. Dördüncü olarak Ezginti Kadız'da savaştım. Askerini orda mızrakladım, yıprattım ...yıprat ... Otuziki yaşımda Amgı kalesinde kışladıkta kıtlık oldu. İlk baharında Oğuz'a doğru ordu sevk ettim. İlk ordu dışarı çıkmıştı, ikinci ordu merkezde idi. Üç Oğuz ordusu basıp geldi. Yaya, kötü oldu diyip yenmek için geldi. Bir kısım ordusu evi barkı yağma etmek için gitti, bir kısım ordusu savaşmak için geldi. Biz az idik, kötü durumda idik. Oğuz ... düşman ... Tanrı kuvvet verdiği için orda mızrakladım, dağıttım. Tanrı bahşettiği için, ben kazandığım için Türk milleti kazanmıştır. Ben küçük kardeşimle beraber böyle başa geçip kazanmasam Türk milleti ölecekti, yok olacaktı. Türk beyleri, milleti, böyle düşünün, böyle bilin! Oğuz kavmi ... göndermeden, diye ordu sevk ettim. Evini barkını bozdum. Oğuz kavmi Dokuz Tatar ile toplanıp geldi. Aguda iki büyük savaş yaptım. Ordusunu bozdum. İlini orda aldım. Öyle kazanıp ... Tanrı buyurduğu için otuzüç yaşımda ... idi. Seçkin, muhterem, güç beslemiş olan, kahraman kağanına ihanet etti. Üstte Tanrı, mukaddes yer, su, amcam kağanın devleti kabul etmedi olacak. Dokuz Oğuz kavmi yerini, suyunu terk edip Çin'e doğru gitti. Çin ... bu yere geldi. Besleyeyim diye düşünüp ... millet .... suçla ... güneyde Çin'de adı sanı yok oldu. Bu yerde bana kul oldu. Ben kendim kağan oturduğum için Türk milletini ... kılmadım. İli, töreyi çok iyi kazandım ... toplanıp ... orda savaştım. Askerini mızrakladım. Teslim olan teslim oldu, millet oldu; Ölen öldü. Selengadan aşağıya yürüyerek Kargan vâdisinde evini, barkını orda bozdum ... ormana çıktı. Uygur valisi yüz kadar askerle doğuya kaçıp gitti ...... Türk milleti aç idi. O at sürüsünü alıp besledim. Otuz dört yaşımda Oğuz kaçıp Çin'e girdi. Eseflenip ordu sevk ettim. Hiddetle .., oğlunu, karısını orda aldım. İki valili millet ..... Tatabı milleti Çin kağanına itaat etti. Elçisi, iyi sözü, niyazı gelmiyor diye yazın ordu sevk ettim. Milleti orda bozdum. At sürüsünü ... askeri toplanıp geldi. Kadırkan ormanına kon ... yerine doğru, suyuna doşru kondu. Güneyde Karluk milletine doşru ordu sevk et diyip Tudun Yamtarı gönderdim, gitti ... Karluk valisi yok olmuş, küçük kardeşi bir kaleye ... kervanı koşmadı. Onu korkutayım diyip ordu sevk ettim. Koruyucu iki üç kişi ile beraber kaçıp gitti. Halk kütlesi kağanım geldi diyip övdü ... ad verdim. Küçük adlı ...
Güneydoğu Yüzü:
.... Gök Öngü çiğneyerek ordu yürüyüp, gece ve gündüz yedi zamanda susuzu geçtim. Çorağa ulaşıp yağmacı askeri ... Keçine kadar ...
Güney Yüzü:
... Çin süvarisini, on yedi bin askeri ilk gün öldürdüm. Piyadesini ikinci gün hep öldürdüm. Bi ... aşıp vard ... defa ordu sevk ettim. Otuzsekiz yaşımda kışın Kıtay'a doğru ordu sevk ettim ... Otuz dokuz yaşımda ilk baharda Tatabı'ya doğru ordu sevk ettim.... ben ... öldürdüm. Oğlunu, karısını, at sürüsünü, servetini ... millet... karısını yok kıldım....... savaştım. ... verdim. Kahraman erini öldürüp balbal kılı verdim. Elli yaşımda Tatabı milleti Kıtaydan ayrıldı. ... lker dağına ... Ku general kumandasında kırk bin asker geldi. Töngkes dağında hücum edip vurdum. Otuz bin askeri öldürdüm. On bin ... ise ... öktüm. Tatabı .... öldürdü. Büyük oğlum hastalanıp yok olunca Ku'yu, generali balbal olarak diki verdim. Ben on dokuz yıl şad olarak oturdum, on dokuz yıl kağan olarak oturdum, il tuttum. Otuz bir ... Türk'üm için, milletim için iyisini öylece kazanı verdim. Bu kadar kazanıp babam kağan köpek yılı, onuncu ay, yirmi altıda uçup gitti. Domuz yılı, beşinci ay, yirmi yedide yas töreni yaptırdım. Bukağ vali ... babası Lisün Tay generalin başkanlığında beş yüz yiğit geldi. Kokuluk .... altın, gümüş fazla fazla getirdi. Yas töreni kokusunu getirip diki verdi. Sandal ağacı getirip öz ... Bunca millet saçını, kulağını ... kesti. İyi binek atını, kara samurunu, mavi sincabını sayısız getirip hep bıraktı. Tanrı gibi Tanrı yaratmış Türk Bilge Kağanı, sözüm: Babam Türk Bilge Kağan'ı oturduğunda şimdiki Türk beyleri, sonra Tarduş beyleri; Kül Çor başta olarak, arkasından şadpıt beyleri; önde Tölis beyleri; Apa Tarkan başta olarak, arkasından şadpıt beyleri; bu ... Taman Tarkan, Tonyukuk Boyla Baga Tarkan ve buyruk ... iç buyruk; Sebig Kül İrkin başta olarak, arkasından buyruk; bunca şimdiki beyler, babam kağana fevkalâde fevkalâde çok iltica etti ... Türk beylerini, milletini fevkalâde çok yüceltti, övdü ... babam kağan ... ağır taşı, kalın ağacı Türk beyleri, milleti ... Kendime bunca ...
Kuzey Yüzü:
Tanrı gibi gökte olmuş Türk Bilge Kağanı, bu zamanda oturdum. Sözümü tamamiyle işit. Bilhassa küçük kardeş yeğenim, oğlum, bütün soyum, milletim, güneydeki Şadpıt beyleri, kuzeydeki Tarkat, Buyruk beyleri, Otuz Tatar, ... Dokuz Oğuz beyleri, milleti! Bu sözümü iyice işit, adamakıllı dinle: Doğuda gün doğusuna, güneyde gün ortasına, batıda gün batısına, kuzeyde gece ortasına kadar, onun içindeki millet hep bana tâbidir. Bunca milleti hep düzene soktum. O şimdi kötü değildir. Türk kağanı Ötüken ormanında otursa ilde sıkıntı yoktur. Doğuda Şantung ovasına kadar ordu sevk ettim, denize ulaşmama az kaldı. Güneyde Dokuz Ersin'e kadar ordu sevk ettim, Tibet'e ulaşmama az kaldı. Batıda İnci nehrini geçerek Demir Kapıya kadar ordu sevk ettim. Kuzeyde Yir Bayırku yerine kadar ordu sevk ettim. Bunca yere kadar yürüttüm. Ötüken ormanından iyisi hiç yokmuş. İl tutacak yer Ötüken ormanı imiş. Bu yerde oturup Çin milleti ile anlaştım. Altını, gümüşü, ipeği, ipekliyi sıkıntısız öylece veriyor. Çin milletinin sözü tatlı, ipek kumaşı yumuşak imiş. Tatlı sözle, yumuşak ipek kumaşla aldatıp uzak milleti öylece yaklaştırırmış. Yaklaştırıp, konduktan sonra, kötü şeyleri o zaman düşünürmüş. İyi bilgili insanı, iyi cesur insanı yürütmezmiş. Bir insan yanılsa kabilesine, milletine, akrabasına kadar barındırmaz imiş. Tatlı sözüne, yumuşak ipek kumaşına aldanıp çok çok, Türk milleti, öldün; Türk milleti, öleceksin! Güneyde Çogay ormanına, Tögültün ovasına konayım dersen, Türk milleti, öleceksin! Orda kötü kişi şöyle öğretiyormuş: Uzak ise kötü mal verir, yakın ise iyi mal verir diyip öyle öğretiyormuş. Bilgi bilmez kişi o sözü alıp, yakına varıp, çok insan öldün! O yere doğru gidersen Türk milleti, öleceksin! Ötüken yerinde oturup kervan, kafile gönderirsen hiç bir sıkıntın yoktur. Ötüken ormanında oturursan ebediyen il tutarak oturacaksın. Türk milleti, tokluğun kıymetini bilmezsin. Acıksan tokluk düşünmezsin. Bir doysan açlığı düşünmezsin. Öyle olduğun için beslemiş olan kağanının sözünü almadan her yere gittin. Hep orda mahvoldun, yok edildin. Orda, geri kalanınla, her yere zayıflayarak ölerek yürüyordun. Tanrı buyurduğu için, kendim devletli olduğum için kağan oturdum. Kağan oturup aç, fakir milleti hep toplattım. Fakir milleti zengin kıldım. Az milleti çok kıldım. Yoksa bu sözümde yalan var mı? Türk beyleri, milleti, bunu işitin! Türk milletini toplayıp il tutacağını burda vurdum. Yanılıp öleceğini yine burda vurdum. Her ne sözüm varsa ebedî taşa vurdum. Ona bakarak bilin. Şimdiki Türk milleti, beyleri, bu zamanda itaat eden beyler olarak mı yanılacaksınız? Babam kağan, amcam kağan oturduğunda dört taraftaki milleti nasıl düzene sokmuş ... Tanrı buyurduğu için kendim oturduğumda dört taraftaki milleti düzene soktum ve tertipledim ... kıldım. ... Türgiş kağanına kızımı ... fevkalâde büyük törenle alı verdim. Türgiş kağanının kızını fevkalâde büyük törenle oğluma alıverdim ... fevkalâde büyük törenle alı verdim ... yaptırdım ... başlıya baş eğdirdim, dizliye diz çöktürdüm. Üstte Tanrı, altta yer bahşettiği için gözle görülmeyen, kulakla işitilmeyen milletimi doğuda gün doğusuna, güneyde ... batıda ... Sarı altınını, beyaz gümüşünü, kenarlı ipeğini, ipekli kumaşını, binek atını, aygırını, kara samurunu, mavi sincabını Türk'üme, milletime kazanı verdim, tanzim edi verdim ... kedersiz kıldım. Üstte Tanrı kudretli ... Türk beylerini, milletini ... besleyin, zahmet çektirmeyin, incitmeyin! ... benim Türk beylerim, Türk milletim,... kazanıp ... bu ... bu kağanından, bu beylerinden ... suyundan ayrılmazsan, Türk milleti, kendin iyilik göreceksin, evine gireceksin, dertsiz olacaksın. ... Ondan sonra Çin kağanından resimciyi hep getirttim. Benim sözümü kırmadı, maiyetindeki resimciyi gönderdi. Ona bambaşka türbe yaptırdım. İçine dışına bambaşka resim vurdurdum. Taş yontturdum. Gönüldeki sözümü vurdurdum ... On Ok oğluna, yabancına kadar bunu görüp bilin! Ebedî taş yontturdum ... yontturdum, yazdırdım. ... O taş türbesini ...
Batı Yüzü:
... üstte ... Bilge Kağan uçtu. Yaz olsa, üstte gök davulu gürler gibi, öylece ve dağda yabani geyik gürlese, öylece mateme gark oluyorum. Babam kağanın taşını kendim kağan ......
Güneybatı Yüzü:
Bilge Kağan kitâbesini Yollug Tigin, yazdım. Bunca türbeyi, resimi, sanatı ... kağanın yeğeni Yollug Tigin ben bir ay dört gün oturup yazdım, resimledim.

Yazan: TOLES
˙Her Hakkım Saklıdır®™

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.